Sardala Koyunda Derin Bir Nefes

Kimlik,pasaport işleri Arabanın bakımı,muayenesi Dişlerimden duyduğum rahatsızlık ve ilaçsız tedavi yöntemlerim ve bunaltıcı sıcaklar beni yeni bir terapiye yönlendirdi…Terapi gezilerim beni dönüşü olmayacak bir terapiye hazırlıyor hissediyorum Bakalım zaman ne gösterecek

Cuma akşamı Üsküdardan 21:30 gibi yola çıktık yolculuk ortalama 2 saat sürdü İstanbul merkeze ortalama 120 km uzaklıkta Ulaşım için Şile-Ağva yı takip edin Kadıköy-Pınarlı tabelaları sizi Sardala koyunun harika sularına getirecektir Geldiğimizde çadırları kurduk Evden getirdiğim yeşil çayı yıldızlarında altında denizin tarif edilemez coşkun sesi ile birlikte yudumladık…Sardala Koyunda O ana ait görüntüleri size yansıtacak kaliteli bir fotoğraf makinam yok Olsa da size yansımadan başka birşey sunamaz Hisleri yaşamak görüntü ile pahabiçilemez

Bu gezimde bana yoldaşlık eden dostum Ufuk ile yıllar önce Güney sahillerine demir atlarımızı varoşça özgürlüğe sürmüştük Plansız,sabahsız,akşamsız sadece o anın tadını çıkarmıştık

Kendisiyle bir çok gezi,kamp,maceralar yaşadık İlk demir atım Virago 535 ile 2010 yıllarından bir kare…

Sardala Koyu’nda su çok berrak

Sardala Koyunda derin bir nefes alıp derinlere doluyorum

Bu yollarda Harleyler,Viragolar,Transalpler geçti…gitti…bitti…Şuan mini camper twingo ile devam ediyoruz Araçlar değişir önemli olan amaçların yani özgürlükçü zihniyetin değişmemesi

Bilinmeneyi öğrenip bilineni öğretmenin peşinden Yolda biri var…

”*” işaretli Notları okumanız sizin için yeterlidir Bu notların faydanıza olacağını düşünüyorum

*Şile-Ağva’da adını bile bilmediğim bir çok alanda kamp gezi yapmış biri olarak Otomobil ile yolculuk yapıyorsanız Sahillerde pazar günü öğle saatleri nefes alacak yer yok
Bu yoğunluk yolda da peşinizde oluyor Dönüşünüz pazar günü öğle vaktini geçtiyse sahilde denizin coşkun sesini dinleyin güneşin batışını izleyin akşam olunca da dönüşe geçin yolda trafikte beklemektense…
*Ağva yollarında lütfen pür dikkat!!!Lütfen yavaş…Yollarda bir çok hayvan var Duyarlı olalım
*Bakkal,market,wc vs vs yok

Reklamlar

3 ü 1 Arada İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı

2015 Mayıs ayıydı eşimle Edirne-Çanakkale sonrasında Karadeniz-Batum turu yapıştım Yıl 2019 yine bir Mayıs ayı Gezi ve kamplarıma minik kızım da katıldı 2.5 yaşında ilk kampını atsın istedim Allaha çok şükür güzel bir kızım var ve Annesi de harika bir eğitmendir (Annelerin vazifeleri kutsaldır)Eşim biyoloji bitirdiğinden kamplarımda da bana oldukça faydası dokunuyor Sizlerle Tontiçin birkaç fotoğrafını paylaşayim

İlk görüntü Kuzey Atlas Okyanusundan

Bebeklerin hayvanlardan vs vs uzak durması gerektiğini savunanlar olabilir İnsan sever,doğa sever,çevre sever bir evlat yetiştirmekten başka kaygım yok Allah sizlere daha güzelini versin şimdi konumuza kamp ve gezimize geçelim…

İlkler unutulmuyor ve güzel bir başlangıç için İğneada Longoz Ormanları Milli Parkını seçtik Transalpler,Harleyler,Shadowlar,Dragstarlar…iki tekerli demir yığınları yerini 4 tekerli 1 tonluk demir yığını Renault Twingo ya bıraktı Twnigo çünkü;ortalama 800 kilo ağırlıyla,dışının minicik kolay park,portatif kullanım,içinin şaşırtacak kadar genişliği,open air özelliği ile ferahlatıcı olması ve tabi ki koltuklarının yatağa dönüşmesidir

Kırılareli Demirköye bağlı Beğendik köyüne geç varkitte ulaşabilmiştik Truzim sezonu açılmadığından olsa gerek etraf sakin ve çok sayıda köpek vardı

Twiye atlayıp rotayı İğneada Longoz Ormanları Milli Parkına çevirmiştik Harika kuş seslerinin ormandan gelen rüzgar sesleri ile oluşturduğu senfonide içilen çayın keyfi bambaşka

 

Karadeniz kıyısında Türkiye-Bulgaristan sınırında yer alan İğneada Longuzu, mevsimsel su basar ormanları, bataklıkları, tatlı su gölleri ve kıyı kumullarını bir arada bulunduran ender ekosistemlerden biridir
Gezinin başlığı 3 ü 1 arada ama İğneada için hepsi bir arada diyebiliriz Dağlar,denizler,göller,yaban hayatı,göçmen kuşkar,şifalı bitkiler,temiz hava….
2.5 Yaşındaki kızım Sureyya ilk kampını burada atmış oldu

Piknik sezonu açılmadığından doğa ile baş başa kalabiliyorsunuz Bunun yanı sıra okuduğum kadarı ile çoğu kişinin rahatsız olduğu sinek faktöründen de kurtulmuş oluyorsunuz

Yollarda oldukça fazla ürkmüş,insanlardan kaçan köpek görüyorum Sanki dövülmüşler,şiddete maruz kalmışlar Bu beni gerçekten çok üzdü

 

Yolun bazı bölgerinde oldukça fazla su birikintileri vardı buraya 4×4 bir arazi aracıyla gelip tozu dumana katmak aklımdan geçmedi değil Twingo bunları yapamaz ama içerisinde gerçekten eğlenceli bir yolculuk imkanı sunar

İğneada yolları virajlı olduğu kadar da harika bir yeşilliğe sahiptir

Kızım uyandı ama benim biraz uyumam gerekiyordu Hayatımı minimal devam ettirdiğimden Twingoda konaklamak zor gelmedi Tabi hayallerde daha fazla tekerleri olan ortalama 2 tonluk yürüyen bir ev yok değil

Evden getirdiklerimiz ile burada hayvanlar ile birlikte kahvaltı molası veriyoruz
Bu fotoğraftaki köpek oldukça fazla şiddete maruz kalmış olmalı ki o kadar yemek vermeme rağmen önüne her yemek atışımda seke seke kaçıyordu

Bu iki köpek ise arabaya bininceye kadar peşimizden yavaşça geldiler

Kahvaltının peşine Tekirdağa doğru yola çıktık Gezi ile bilmenizin gerekli olduğunu düşündüğüm notları * işareti ile belirttim Maalesef şarjımı haritaya ve kızımla video çekmeye ayırdığım için fazla fotoğraf çekemedim Alan içerisinde güzergah ve bilgilendirme tabelaları oldukça fazla İğneada Longoz Ormanları içeride barındırdığı harika tabiatı ile favori yerlerimden biridir
Herkese bol maceralı gezi ve kamplar
* Yollar güvenlidir ara ara milli park içerisinde su birikintileri olabilir Gitmeden önce hava durumunu kontrol etmenizde fayda var

*Geniş bir vakit ayırın Keşfedilmeyi bekleyen harika bir tabiat sizi bekliyor
*Milli park girişler ücretsiz
*Piknik mevsimi başlangıcıyla oldukça yoğundur
*Etrafta bolca otel,pansiyon gibi konaklama alanları mevcut
*Harika bir tekking alanıdır Sırf bunun için bir daha gelmeyi düşünüyorum
*İmkanları olanların 4×4 Arazi bir araçla gelmelerini tavsiye ederim

 

 

Salda Gölü Gezisi Ve Kampı

Geçen haftalarda maceralı bir şekilde bitirmiş olduğum zorlu D-915 Bayburt Of  Yolunu paylaştığım Ali Abi nin”O kadar geziyorsun buralara da gel Salda da görüşelim”Demesinden sonra teker Saldaya döndü Ali Abi gezi ve forum sitelerinde rastlayamayacağınız gezginlerden avcılardandır gecesi gündüzü doğadır…Doğaldır paylaşmayı seven harika bir insandır Allah herkese güzel insanlarla tanışmayı nasip etsin…
Kendisi 2 yıldır benim sattığım TransAlp xl650 yi kullanmakta bir kere tık demedi servise işi düşmedi Ben de o motorlar dağ,dere,tepe,toz,duman girmediğim çıkmadığım arazi kalmadı sayfamdan da görebilirsiniz

C.tesi sabahı 6:40 gibi 07:00 Pendik-Yalova feribotunda yolda biri vardı Yolum uzundu ve 2 günde yaklaşık 1.200 km sürüş,yürüyüş ve kamp biraz yorucuydu Bu sebeple feribotta dalga sesleri ile 50 dk kadar dinlenmek büyük bir avantajdır Sabah 08:00 feribottan inip tekeri Türkiye’nin Maldivleri dedikleri Salda Gölüne çevirdim Öğle saat 3 gibi Salda’daydım
İlk hedefim Maldivler Plajı idi Buraya motosiklet giriş 2 TL Harika bin manzarası var bazı yerlerin doğal güzelliklerini kaleme alamazsınız buraya gelmeyen nefesi alıp suyuna girmeyen bilemez

Rotam Ali Abiyle buluşma yerimiz olan Yeşilova Halk Plajı Her zamanki gibi (*)İşaretlenmiş alanların faydanıza olacağını belirtmek isterim

*Yeşilova Halk Plajı Karavan ve kampçılar için bir çok olanağa sahip elektrik,duş ücretsiz wc,kafeteryalar gibi
*Göle girdikten sonra mutlaka duş alın Su durağan olduğundan enfeksiyon kapan kişi sayısı oldukça fazla Birçok duruma göre büyük büyük tuvalet yapanlar dahi görünmüş bunu Ali Abi de söyleyince anlatılanların şehir efsanesi olmadığına kanaat getirdim
*Son popülerlikle birlikte çok kalabalıklaştı bayram seyran günlerinde bunu göz önünde bulundurun
*Su seviyesi her yıl ciddi oranda azalmakta

Bizler karda,kışta kamp,trekking tırmanış yapanlar,av yapanlar Gprs olmadığı yerlerde turlayanlar…Deli denilenler
Ali Abiyle yıldızların altında Salda Göl sahilinde sohbet ederken bunlardan konuşuyorduk acaba bizde sizin gibi deli dolu yaşayabilecek miyiz Vakitlerimizi derbi maçlarına,halı saha maçlarında adam bulmaya,düğünlere derneklere verebilecek miyiz Sizin gibi deli gibi hayatlarımızı modern,parmaklıkları görünmeyen hapishanelerde sürdürebilecek miyiz
Ali Abiyle buluşmadan önce biz kardeşler nasıl buluşursak Transalp kardeşleride öyle buluşturalım derdik
Honda XL650 TransAlpler

Salda Gölünde suyun sıcaklığı,berraklığı bir harikaydı

Sizler geceye damga vuran maçın adamını izlerken futbol ekranlarında Ben gecenin sabaha örtülüşünü seyrediyordum…Daha fazla yazı yok tabirler yetersiz atmosfer yaşanılmalı

Ali Abi akşam saat 10 gibi yiyeceklerle içeceklerle harika bir ziyafet sundu bana Güzel bir insanla güzel bir yerde güzel muhabbet ve güzel afiyet tekrar sağol Abiciğim
Abi Kardeşler

Herkese bol maceralı gezi ve kamplar
Yolda biri var…

D-915 Bayburt Of Yolu Dünyanın en tehlikeli yolunda biri var

Yerli yabancı bir çok sitede gezi ve kamp paylaşımı yapan biriyim ”Bilgi paylaştıkça çoğalır”Gezilerimi paylaştığım yabancı bir siteden Rus bir arkadaşın yıllar önceki tavsiyesi planlarım arasındaydı Ve Yolda Biri Var dı Bayramın ilk sabahı  namazdan sonra sabah saat 5-6 gibi yola çıkmıştım Yaklaşık iki hafta öncesinde tekrar bir Transalp xl650 almama rağmen cbf 150 ile yola çıkmıştım

Sırf bu yol için CBF 150 ile bin km nin üzerinde yol gittim geri dönüşü ile birlikte ortalama 3200 km yol yaptım 2,5 günde…Perşembe gece saat 1 gibi şükür kazasız belasız bir şekilde eve gelmiştim ufak kazalar vardı tabi…
Yolda acaba Transalp ile gitsemiydim diye düşüne düşüne gittim fakat Trabzon Sis dağına geldiğimde iyiki cbf 150 ile gelmişim dedim
100.000 km üzerinde 2013 model bakımları tarafımdan itina ile yapılmış kaya gibi bir motordur cbf 150

Trabzon Sis Dağından manzaralar Yaklaşık 2.200 m yüksekliğindedir harika bir atmosfer Telefon batarya sorunumun yanında kuvvetli bir yağış yüzünden pek fotoğraf çekemedim ama iyiki cbf 150 ile yola çıkmışım…

Hedefim olan D-915-Bayburt Of yolu için oldukça araştırma yapmıştım yapmalıydım çünkü kimi bayram,kimi düğün,kimi eş,çoluk,çocuk derken Yolda biri vardı…D-915 yolu 2007 yılında dünyanın en tehlikeli yolu seçilmişti Defalarca Karadeniz gezisi kampları yapan biri olarak BÜYÜK HARFLERLE YAZIYORUM D-915 E ÖLMEDEN ÖNCE UĞRAYIN
D-915 Bayburt Of Yolu 1916 da Ruslar askerler tarafından yapılmış olduğu da söylenir Yolu tehlikeli kılan virajların yanında çılgın bir atmosferinin olmasıdır 2000 m daha yüksek 29 viraj ortalam 100 km
* Yolda seyir halinde iken iki şeye dikkat edin 1 Her an  bir fırtına gelip sizi savurabilir 2 Öğlen 12-16 saatlerinde yolu bitirmiş olmaya özen gösterin Sis ve yağmuru kafanızdan çıkartmayın

DereBaşı Virajların dan Manzaralar ilk resim temsili Çekilen fotoğraflar atmosferi hiç bir zaman yansıtamaz bu fotoğraf da sadece viraj görüyorsunuz yukarıda yazdığım gibi Sisi,yağışı,fırtınayı aklınızdan çıkarmayın

D 915 Bayburt Yolu-Soğanlı geçidi yaklaşık 3 saatimi aldı şükürler olsun küçük bir kaza ile rotayı bitirmiştim Bayburttan gece Trabzona çıkıp ilk sahilde kampımı attım

Motorun yağını değiştirip zinciri gerip yola devam 

Eldivenle ilgili sir sorun yaşamıştım ellerim yanıyordu bende çorapları delip eldiven yaptım 
Son olarak ilk gün 840 km yapıp Giresun’da bir parkta kaldım Sabah 5-6 arası yola çıkıp Sis Dağı ve Bayburt Of Yolu D-915 i bitirdim gecesinde Trabzona döndüm sahilde kampımı attım
2. Kampımdan sonra sabah CBF 150 ile 05:00 gibi yola çıktım yaklaşık 1070 km sürdüm ve gece saat 01:00 gibi eve geldim saatlerce sürdüm hatta gün boyu da denilebilir Şükür kavuşturana Yoldaşlar yolunuz açık olsun bol maceralı kamp ve geziler

CBF 150 ile 100 binlerce km yolum vardır bu motor altındır değerini bilin

Müthiş bir atmosfer Suuçtu Şelalesi

Yurt içi yurt dışı sayısız kamplar,trekkingler yapmış saatlerce yürüyüş yapmış kimi zaman otostop kimi zaman motosiklet ile gezmiş biri olarak Suuçtu Şelalesi beni gerçekten etkiledi harika bir atmosferi vardı O kadar güzeldiki geziye başladığımda gezimin kamptan daha güzel olacağını düşünüyordum İlk vosvosumu ilk motosikletimi  aldığımda gitmekten hoşlanırdım gittiğim yerden ziyade İşte bu gezimde de öyle hissetmiştim sanki gezim ağır basacaktı kampımdan fakat kampı attığım yerde rüzgarın sesi dehşetle tabir edilebilirdi ancak O müthiş rüzgar o müthiş şelale sesi ile birleşince kelimelerin yetersiz kalacağı harika bir atmosfer oluşturdu ruhumda
Şimdi siz yoldaşların vaktini almayayım ”*”işaretli bir kaç satırı okumanızı faydalı görürüm

* İstanbula tahmini 220 km uzaktıklık Bursa iline bağlı Mustafa kemal paşa ilçesine 15-20 km mesafesinde bulunur
* Mustafa kemal paşa ilçesinden olan takribi 15-20 km yol gayet düzgün stabilize bir şekilde rahatlıkla ulaşım sağlayabilirsiniz
*İlk tercihiniz tabiki hafta içi olsun yada C.tesi kampı atıp pazar sabahı 8 olmadan dönüşe başlayın Bu güzel alan piknik alanıdır Pazar günü 8-10 dan itibaren yoğunluk artar
*Giydiğiniz ayakkabıya dikkat edin şelale etrafını gezerken yosunlar ve mineralli taşlar ayağınızın kaymasına sebep olabilir

Yoldaşlar şimdi cümlelerin yerini fotoğraflara bırakıyorum

Harika bir yolculuk Çoğu gezimde söylediğim gibi Harley Davidson 883 ler TransAlpler MT ler geldi gitti bitti…Ama yollar bitmez…Yolda biri var…
Şelaenin yukarsında seyir tepe diye bir alan var şelalesi yukarıdan izleyebilir kamp yapabilirsiniz

Tüm gezici ve kampçı yoldaşlara maceralı kamp ve geziler

İnönü Yaylasında Terapi Gezisi

Modern kölelikten kurtulduktan sonra harika bir Terapi Gezisi attım Yolda biri var olarak yine yolda yalnız biri vardı ve yine kendimle başbaşa güzel maceralı bir kamp attım Bu macera Kocaeline bağlı İnönü Yaylasında yaşandı Kocaeli İstanbul stres mahkümları için gerçekten harika bir yerdir Menekşe Yaylası,Molla Yakuplu,Aytepe gibi harika alanlar mevcuttur
Rota hakkında kısaca İstanbul dan tahmini 140 km uzaklıkta İzmit Batı çıkışından devam edin Yuvacık tabelasından Tepecik Köyüne geldiğinizde İnönü Yaylası tabelaları karşınıza çıkmaya başlar
Yoldaşlar vaktinizi almıyorum dileyen ” * ” işaretli iki üç satır cümleyi okuyup kampa çıkabilir
* Kamp alanlarına varışa son 10-15 km stabilize kaygan virajlı çamur toprak bir yol alır
*Su ihtiyacınızı çevreden karşılanır
*Eylül ayından itibaren Kocaeli soğumaya başlar

C.tesi günü akşam 5 gibi yola çıktım Yolda efsane motosiklet 2005 model YBR 125 ile çıktım Harleyleri TransAlpleri geride bıraktık Fakat temamız her daim:Kullandığımız motosikletler birer araç amaç değil…Amaç güzel bir kampt araç önemli değil…
15 km lik bozuk yolda ne gelen var ne giden var ne ev var ne arsa yalnızca ”Yolda biri var ”
Sabahına çektiğim fotoğraflara bakarsanız yolların ne denli bozuk olduğunu görebilirsiniz aşağıya bir kaç fotoraf ekledim


Telefon sinyali çekmezse sıkıntı yapmayın Tepecik Köyünden sonra tabelalar sizi götürür

Gece çadırımı ve motosikletimi harika yıldızlarla beraber resmedemiyorum iyi bir fotoğraf makinası gerekiyor Bu deli fotoğraf makinası almaz o paraya gider kamp yapar O anın fotoğrafını ne kadar iyi çekersem çekerim o anı yaşamadıktan sonra resmetmenin bir manası yok

Sabah güneşi yerini almadan ben ben yerimi aldım yaklaşık 40 dk harika bir trekking sonrasında kampı topladım ve dönüş başladı

Yollar harika…Tüm yoldaşlara harika gezi ve maceralı kamplar

 

 

 

 

 

 

 

 

Poyrazköy Kampı

Poyrazköyde keşfettiğimiz bu alan sessiz sakin suyu berrak ve temiz
İstanbul merkeze ortalama 30 km Anadolu fenerinin hemen aşağısında harika bir yer Yıllardır burada yüzerim hala güzel hala güzel…

Kampmızı güzelleştiren ateşin sadece sıcağı değildir havası kokusu atmoseferi

Sabah saat 6 Dan sonra havanın henüz aydınlanmadığı gecenin en tatlı anıdır benim için işraretini ettiğim alana yüzüp oradan balıklama dalıp geri yüzüyorum hava mis gibi deniz şahane 
Kampımı burada ayaklarımı denize aşağı doğru sarkıtıp güzel bir kahve ile sonlandırıyorum Herkese bol maceralı gezi ve kamplar


”30.08.2019”

Kaldığımız yerden devam ediyorum 2 hafta öncesinde Şile-Ağva Sardala Koyunda güzel bir kamp attıp güneşin ve suyun tadını çıkardım Eklemek istediğim önemli olan tek nokta burası hala tenha hala sessiz hala huzuru bulabileceğimiz ender yerlerden biri

*Kalabalıktan,trafikten,curcunadan uzak Kendinizle başbaşa kalabileceğiniz ender,tenha,suyu da harika olan bir yer