Sahra Çölü Gezisi

Bir günde 4 mevsimi yaşamak Sahra Çölünde yakıcı bir sıcak,akşamında şiddetli rüzgarla yüzümüze çarpan kum taneleri,dönüşünde bembeyaz karlı bir yolda yolda biri vardı
Bilgi paylaştıkça çoğalır…
28.10.2018 Tarihinde İstanbul Sabiha Gökçenden-Casablanca direkt olarak Eşim ve çocuğumun yanına uçtum İstanbul Sabiha Gökçen-V. Muhammed Uluslararası Havaalanı Tahmini 4:40,5 Saat
Türkiye saati Morocco (Fas)Saatinden 2 saat geridedir Casablancayı Sahil şeritleriyle,sıcağıyla İzmire benzetirim hep Okumuşluk ve eğitim düzeyleri de hiç yabana atılacak cinsten değillerdir Morocco biraz arap biraz afrika ülkesidir Dilleri öğrenmeye çok açıktır Fransız sömürgeciliği ile Fransızcaları ana dilleri arapçaları kadar gelişmiştir Eşim Üniversite mezunu 4 Dil bilmektedir
Çocuğuma 6 aylık bilet aldım Arapça ve fransızca öğrensin diye Evde de İngilizce öğretiyoruz Türkçeyide sosyal çevresinden öğreniyor…Cumartesi sabahı Casablanca da eşimle harika bir kahvaltı sonrasında Kuzey Atlas Okyanusunda suya girerek geçirmeye karar verdim Yolda biri var olarak Harley Davidson servisinin yanındaki Cafe Rider Cafe dikkatimi çekti Vaktinde çok düşünürdüm bu tarz da bir kafeyi tabi daha geniş ve ayrıntılısı burası çok küçüktü

Müthiş bir dalga vardı sesi de o derece görkemli idi Suya giren az sayıda insan vardı Dalga çok kuvvetli olduğundan dikkat etmelisiniz bastığım kum bir anda çekilebiliyor

Minik kızım Tontiçin de”Wİld Life”hayatı başlamış oluyor Allah evlat isteyenlere daha güzellerini hayırlısı ile versin

Ertesi gün Kazablanka nın en önemli yapısı II.Hasan Camisini ziyaret ettim Hasan II Camii Mekkeden sonra dünyanın en büyük 2. Camisidir Morocco (FAS)en büyük camisidir Kral II.Hasanın bir rüyası üzerine bina edildiği söylenmekte Okyanustaki bu harika caminin minaresi 200 metre yüksekliğinde. Aynı anda 100 bin kişinin namaz kılabildiği ve çok ince bir işçiliğin ürünü olan Hasan 2. Camii’nin üzeri açılabilir konumda inşa edilmiştir

Namaz vakitlerine ortalama 30 dk 45 dk kala içeriden fotoğraf çekilmesine müsade veiriliyor İbadet edenlerinde de rahatsız olunmaması için çok doğru bir karar İçerisi gerçekten muhteşem Lakin!!!İnsanların çuval çuvar paraları buralara harcayıpta Alllaha ihtiyaç sahiplerine yardım et diye dua edilmesi biraz enteresan geliyor tabiki güzel bir cami olacak ama ama gösterişten ve lüksten uzak sade bir güzelliği tercih ederim Allah bizlere Humus,zekat,sada vermeyi bildirir yardıma muhtaçlara yardım etmemiz gerektiğinin haberini verirken bizler oturup el açıp Allahım yardım et diyor ve İstanbul Çamlıca daki gibi camileri açıp içerisinde tesbih çekiyoruz daha fazla yorum yok güzel cami güzel konumda

Ertesi gün bir ertesi gün derken planlamış olduğum gün Pazar akşamı Arabayı kiralayıp P.tesi sabah namazı sonra yol çıkmak vardı Kiralamış olduğum araba Cadia Logan 1.2 Dizeldi 100 km/5,5.5 Lt ortalama yakıtı vardı 120 dirhem bir günlüğü araba açar kiralama şirketli kayınpederin tanıdığı idi temiz güzel bir araba almıştık bu arada 1 Tl=1.5 dirhem Benzin 10 Dirhem di Evdeki hesap çarşıya uymasa da hesabınızı yapın 3 aşağı 5 yukarı bir şablon kafanızda oluşsun
Sabah saat 07:00 gibi yola çıkıyoruz Hedefte Casablanca nın güneyinde yer alan Merzouga Sahra Çölü vardı Casablanca-Merzouga arası ortalama 700 km idi
Bu geldiğimiz doğa harikası yer Fasın Azrou Şehri maymunların şehri burada maymunlarla oldukça eğlenceli bir zaman geçirdik

Maymu saldırısına uğramış halim

Sahraya giden yollar da bir harika
Yollar bizi bir şehirden ötekine atıyor burada öyle bir şehire geliyorki Trafikte hiç bir korna sesi yok,kimse adres sorsanız selam yüzlerinde güzel bir tebessün ile yol tarifine başlıyor başlıyor,yüzlerimiz kaşlarımın çatıklarından hep çizgi çizgidir ya oradaki insanların yüzlerinde stresten,sinirden,endişeden,kagıdan eser yok Birbirlerine müthiş saygılılar birçok gezi yazısı,blog okudum Okuduğum yazılarda insanların yayalara olan saygınlığına burada bizzat şahit oldum
Bura Errachidia Fasın Mükemmel Şehri…
Burdan sonra Sahra da gün batımına yetişemeyeceğimizi anladık Planda önce Sahra Çölünde Güneş batımını izlemek vardı sonra Kayınpederin kuzeninde bir gece kalıp sabahı yine Sahrada Çöl de keşif yapıp devlere binip oradan dönüşe geçmnek vardı Lakin güneş batımını orada seyretmeden dönmek istemedim Sahra Çölüne ortalama 130,140 km mesafede Kayınpederin kuzeni AbdelLatif Abi nin evine doğru geçmeye karar verdik akşam 20:00 gibi evlerine varmıştık
Oldukça yorgunduk Fasta gelenek,görenekmidir,adet midir nedir Yada eşim ve akrabalarının yöresi bu şekilde gittiğimiz evlerde bol etli yemekler ikramlar Bizde bir söz vardır Misafir umduğunu değil bulduğunu yer burada tam tersi Misafir umduğundan da fazlasını yiyor Gecemizi burada geçirdikten sonra öğlene doğru yola çıkıyoruz Dönüş tarihimden bir hafta sonra burada düzenlenmesi planlanan bir Hurma Fuarı var oraya doğru yola çıkıyoruz Hurmaların şehrine doğru Nasıl ki İstanbulda Tahtakale var orada da aynen Envayi çeşitlerin olduğu hurmalar var bazı hurmalar elma büyüklüğünde tatları birbirinden güzel…

Rotayı direkt olarak Sahra Çölüne,kızgın kumlara,deve diyarına çevirmiştik ve şimdi oradayız…

Sahra Çölünde kiralık 4×4 ler ve Enduro,Cross motosikletler oldukça fazla bulunmakta bunun yanı sıra yabancı plakalı gezginlerde etrafınızda oldukça fazla

20 Dirheme 5dk bir deve turu attık harika bir histiBu da yeni demir atımtı pardon demir devemdi

Yürü yürü bitmiyor 10 km koşucusuyum işaretle gösterdiğim tepede güneşin batışını görmek haylimdi yaklaşık 1 saatimizi aldı

Sahra çölünde kumlara uzanmak…Nefes almak Uçsuz bucaksız bir manzarada insanın kendisiyle baş başa kalması

Tepeye az kaldı güneşin batımına az kaldı

 Uçsuz bucaksız Sahra Çölünde güneşin batışını izliyorum Güneş batımı ile şidetli bir rüzgar başladı fotoğraflarda görünmese de kum taneleri yüzlerimize oldukça şiddetli çarpmakta

Çok şükür istediğim manzarayı yakalamaştım aşağıya doğru kahkahalar içerisinde koşarken oldukça eğlenceliydi


Öğle vaktinin sıcağı,Akşamın sert rüzgarları ile kumların yüzüme serpilmesi ve o müthiş manzara güneşin batışınızı Sahra Çölünde yaşamıştım Tepeden indikten sonra sıcak kumlarda akşam namazını eda ettim Ailemle birlikte bu harika turu,geziyi nasip eden Allaha şükür duası ettim

Tur sonrası Kayınpeder kuzeni Abdel Latif abinin evine geçtik bizlere harika yemekler hazırlamışlardı sayfamda pek fazla içilen,yenilen yemeklerin görüntüsünü paylaşmam burada da asıl paylaşmak istediğim yemek değil buraz bize müthiş bir hizmet sundular bu hizmeti bu misafir perverliği paylaşıyorum Güzel,sıcacık insanlarla güzel sohbetler ve güzel bir yemek Allahın rahmeti bereketi bu güzel insanların üzerine olsun

Ertesi sabah yine aynı senaryo devam etti Sabah namazı sonrası yola çıkıyoruz
Dönüşte camları açtığımız yollarda ısınmak için klimayı açıyoruz 0 derece kar yağıyor

Yolda biri var olarak bimediklerimi öğrenmenin peşinde olduğum kadar bildiklerimi de öğretme yolundayım ”*”sembolü ile işaretlenmiş notlar rotayı buraya çevirenler içindir

1 Tl=1.5 dirhem 4,5 yıl önce 3,4 misli idi
*Fas (Morocco)zaman dilimi olarak Türkiyeyi 2 saat geriden takip etmektedir
*Uçuş yaklaşık olarak 4 saat sürmekte
*Namı diyar Casablanca Sahil seridi,yollarının düzlüğü ile İzmir,Stresi,kornası,bağırışmaları,kavgaları ile İstanbul gibidir
*Casablancada taksiler 3 kişiden fazlasını almazlar
*Otobüsler körüklü ve dağınıktır bizim otobüsler onların yanında uzay mekiği gibidir
*Errachidia Şehri düşerin ötesinde bir şehirdir insanların kibarlığı ile genç okul çocuklarının kızlı erkekli bisikletlerle okula gidip dönmeleri ile çok beğendiğim şehirdir
*Sahra da güneş batım saati 17:40 gibi idi yani misafir edildiğimiz ev ile arasında 130,150 km olmasına rağmen 1 saat daha geride idi
*Sahra Çölünün en iyi travel zaman aralığı Eylül-Nisan arasıdır
*Sahra Çölünde oldukça fazla adventurer vardır kiralık 4×4 ler motorlar bulabilirsiniz
*5 Dk Deve turu 20 Dirhem
*Merzouga,Sahra Çölü için biçilmiş bir şehirdir
*Hurmaları lezzetlidir
*Şükran diyerek teşekkür etmiş oluyorsunuz
*10.Aydan sonra Sahrada öğlen sıcağı akşam sert rüzgarları görebilirsiniz Sahra Çölü gezintinizde yanınıza şal,eşarp gibi sizleri kumlardan koruyacak eşya almanız faydanıza olacaktır
*Casablanca Merzouga Sahra Çöl şehri arası ortalama 700 km
*Hız sınırlarını ve trafik kurallarını ihlal etmeyin Kumpasta trafik polisi ceza yazmak için sürekli bekliyor

Herkese bol maceralı gezi ve kamplar

Sardala Koyunda Derin Bir Nefes

Kimlik,pasaport işleri Arabanın bakımı,muayenesi Dişlerimden duyduğum rahatsızlık ve ilaçsız tedavi yöntemlerim ve bunaltıcı sıcaklar beni yeni bir terapiye yönlendirdi…Terapi gezilerim beni dönüşü olmayacak bir terapiye hazırlıyor hissediyorum Bakalım zaman ne gösterecek

Cuma akşamı Üsküdardan 21:30 gibi yola çıktık yolculuk ortalama 2 saat sürdü İstanbul merkeze ortalama 120 km uzaklıkta Ulaşım için Şile-Ağva yı takip edin Kadıköy-Pınarlı tabelaları sizi Sardala koyunun harika sularına getirecektir Geldiğimizde çadırları kurduk Evden getirdiğim yeşil çayı yıldızlarında altında denizin tarif edilemez coşkun sesi ile birlikte yudumladık…Sardala Koyunda O ana ait görüntüleri size yansıtacak kaliteli bir fotoğraf makinam yok Olsa da size yansımadan başka birşey sunamaz Hisleri yaşamak görüntü ile pahabiçilemez

Bu gezimde bana yoldaşlık eden dostum Ufuk ile yıllar önce Güney sahillerine demir atlarımızı varoşça özgürlüğe sürmüştük Plansız,sabahsız,akşamsız sadece o anın tadını çıkarmıştık

Kendisiyle bir çok gezi,kamp,maceralar yaşadık İlk demir atım Virago 535 ile 2010 yıllarından bir kare…

Sardala Koyu’nda su çok berrak

Sardala Koyunda derin bir nefes alıp derinlere doluyorum

Bu yollarda Harleyler,Viragolar,Transalpler geçti…gitti…bitti…Şuan mini camper twingo ile devam ediyoruz Araçlar değişir önemli olan amaçların yani özgürlükçü zihniyetin değişmemesi

Bilinmeneyi öğrenip bilineni öğretmenin peşinden Yolda biri var…

”*” işaretli Notları okumanız sizin için yeterlidir Bu notların faydanıza olacağını düşünüyorum

*Şile-Ağva’da adını bile bilmediğim bir çok alanda kamp gezi yapmış biri olarak Otomobil ile yolculuk yapıyorsanız Sahillerde pazar günü öğle saatleri nefes alacak yer yok
Bu yoğunluk yolda da peşinizde oluyor Dönüşünüz pazar günü öğle vaktini geçtiyse sahilde denizin coşkun sesini dinleyin güneşin batışını izleyin akşam olunca da dönüşe geçin yolda trafikte beklemektense…
*Ağva yollarında lütfen pür dikkat!!!Lütfen yavaş…Yollarda bir çok hayvan var Duyarlı olalım
*Bakkal,market,wc vs vs yok

3 ü 1 Arada İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı

2015 Mayıs ayıydı eşimle Edirne-Çanakkale sonrasında Karadeniz-Batum turu yapıştım Yıl 2019 yine bir Mayıs ayı Gezi ve kamplarıma minik kızım da katıldı 2.5 yaşında ilk kampını atsın istedim Allaha çok şükür güzel bir kızım var ve Annesi de harika bir eğitmendir (Annelerin vazifeleri kutsaldır)Eşim biyoloji bitirdiğinden kamplarımda da bana oldukça faydası dokunuyor Sizlerle Tontiçin birkaç fotoğrafını paylaşayim

Bebeklerin hayvanlardan vs vs uzak durması gerektiğini savunanlar olabilir İnsan sever,doğa sever,çevre sever bir evlat yetiştirmekten başka kaygım yok Allah sizlere daha güzelini versin şimdi konumuza kamp ve gezimize geçelim…

İlkler unutulmuyor ve güzel bir başlangıç için İğneada Longoz Ormanları Milli Parkını seçtik Transalpler,Harleyler,Shadowlar,Dragstarlar…iki tekerli demir yığınları yerini 4 tekerli 1 tonluk demir yığını Renault Twingo ya bıraktı Twnigo çünkü;ortalama 800 kilo ağırlıyla,dışının minicik kolay park,portatif kullanım,içinin şaşırtacak kadar genişliği,open air özelliği ile ferahlatıcı olması ve tabi ki koltuklarının yatağa dönüşmesidir

Kırılareli Demirköye bağlı Beğendik köyüne geç varkitte ulaşabilmiştik Truzim sezonu açılmadığından olsa gerek etraf sakin ve çok sayıda köpek vardı

Twiye atlayıp rotayı İğneada Longoz Ormanları Milli Parkına çevirmiştik Harika kuş seslerinin ormandan gelen rüzgar sesleri ile oluşturduğu senfonide içilen çayın keyfi bambaşka

 

Karadeniz kıyısında Türkiye-Bulgaristan sınırında yer alan İğneada Longuzu, mevsimsel su basar ormanları, bataklıkları, tatlı su gölleri ve kıyı kumullarını bir arada bulunduran ender ekosistemlerden biridir
Gezinin başlığı 3 ü 1 arada ama İğneada için hepsi bir arada diyebiliriz Dağlar,denizler,göller,yaban hayatı,göçmen kuşkar,şifalı bitkiler,temiz hava….
2.5 Yaşındaki kızım Sureyya ilk kampını burada atmış oldu

Piknik sezonu açılmadığından doğa ile baş başa kalabiliyorsunuz Bunun yanı sıra okuduğum kadarı ile çoğu kişinin rahatsız olduğu sinek faktöründen de kurtulmuş oluyorsunuz

Yollarda oldukça fazla ürkmüş,insanlardan kaçan köpek görüyorum Sanki dövülmüşler,şiddete maruz kalmışlar Bu beni gerçekten çok üzdü

 

Yolun bazı bölgerinde oldukça fazla su birikintileri vardı buraya 4×4 bir arazi aracıyla gelip tozu dumana katmak aklımdan geçmedi değil Twingo bunları yapamaz ama içerisinde gerçekten eğlenceli bir yolculuk imkanı sunar

İğneada yolları virajlı olduğu kadar da harika bir yeşilliğe sahiptir

Kızım uyandı ama benim biraz uyumam gerekiyordu Hayatımı minimal devam ettirdiğimden Twingoda konaklamak zor gelmedi Tabi hayallerde daha fazla tekerleri olan ortalama 2 tonluk yürüyen bir ev yok değil

Evden getirdiklerimiz ile burada hayvanlar ile birlikte kahvaltı molası veriyoruz
Bu fotoğraftaki köpek oldukça fazla şiddete maruz kalmış olmalı ki o kadar yemek vermeme rağmen önüne her yemek atışımda seke seke kaçıyordu

Bu iki köpek ise arabaya bininceye kadar peşimizden yavaşça geldiler

Kahvaltının peşine Tekirdağa doğru yola çıktık Gezi ile bilmenizin gerekli olduğunu düşündüğüm notları * işareti ile belirttim Maalesef şarjımı haritaya ve kızımla video çekmeye ayırdığım için fazla fotoğraf çekemedim Alan içerisinde güzergah ve bilgilendirme tabelaları oldukça fazla İğneada Longoz Ormanları içeride barındırdığı harika tabiatı ile favori yerlerimden biridir
Herkese bol maceralı gezi ve kamplar
* Yollar güvenlidir ara ara milli park içerisinde su birikintileri olabilir Gitmeden önce hava durumunu kontrol etmenizde fayda var

*Geniş bir vakit ayırın Keşfedilmeyi bekleyen harika bir tabiat sizi bekliyor
*Milli park girişler ücretsiz
*Piknik mevsimi başlangıcıyla oldukça yoğundur
*Etrafta bolca otel,pansiyon gibi konaklama alanları mevcut
*Harika bir tekking alanıdır Sırf bunun için bir daha gelmeyi düşünüyorum
*İmkanları olanların 4×4 Arazi bir araçla gelmelerini tavsiye ederim

 

 

Salda Gölü Gezisi Ve Kampı

Geçen haftalarda maceralı bir şekilde bitirmiş olduğum zorlu D-915 Bayburt Of  Yolunu paylaştığım Ali Abi nin”O kadar geziyorsun buralara da gel Salda da görüşelim”Demesinden sonra teker Saldaya döndü Ali Abi gezi ve forum sitelerinde rastlayamayacağınız gezginlerden avcılardandır gecesi gündüzü doğadır…Doğaldır paylaşmayı seven harika bir insandır Allah herkese güzel insanlarla tanışmayı nasip etsin…
Kendisi 2 yıldır benim sattığım TransAlp xl650 yi kullanmakta bir kere tık demedi servise işi düşmedi Ben de o motorlar dağ,dere,tepe,toz,duman girmediğim çıkmadığım arazi kalmadı sayfamdan da görebilirsiniz

C.tesi sabahı 6:40 gibi 07:00 Pendik-Yalova feribotunda yolda biri vardı Yolum uzundu ve 2 günde yaklaşık 1.200 km sürüş,yürüyüş ve kamp biraz yorucuydu Bu sebeple feribotta dalga sesleri ile 50 dk kadar dinlenmek büyük bir avantajdır Sabah 08:00 feribottan inip tekeri Türkiye’nin Maldivleri dedikleri Salda Gölüne çevirdim Öğle saat 3 gibi Salda’daydım
İlk hedefim Maldivler Plajı idi Buraya motosiklet giriş 2 TL Harika bin manzarası var bazı yerlerin doğal güzelliklerini kaleme alamazsınız buraya gelmeyen nefesi alıp suyuna girmeyen bilemez

Rotam Ali Abiyle buluşma yerimiz olan Yeşilova Halk Plajı Her zamanki gibi (*)İşaretlenmiş alanların faydanıza olacağını belirtmek isterim

*Yeşilova Halk Plajı Karavan ve kampçılar için bir çok olanağa sahip elektrik,duş ücretsiz wc,kafeteryalar gibi
*Göle girdikten sonra mutlaka duş alın Su durağan olduğundan enfeksiyon kapan kişi sayısı oldukça fazla Birçok duruma göre büyük büyük tuvalet yapanlar dahi görünmüş bunu Ali Abi de söyleyince anlatılanların şehir efsanesi olmadığına kanaat getirdim
*Son popülerlikle birlikte çok kalabalıklaştı bayram seyran günlerinde bunu göz önünde bulundurun
*Su seviyesi her yıl ciddi oranda azalmakta

Bizler karda,kışta kamp,trekking tırmanış yapanlar,av yapanlar Gprs olmadığı yerlerde turlayanlar…Deli denilenler
Ali Abiyle yıldızların altında Salda Göl sahilinde sohbet ederken bunlardan konuşuyorduk acaba bizde sizin gibi deli dolu yaşayabilecek miyiz Vakitlerimizi derbi maçlarına,halı saha maçlarında adam bulmaya,düğünlere derneklere verebilecek miyiz Sizin gibi deli gibi hayatlarımızı modern,parmaklıkları görünmeyen hapishanelerde sürdürebilecek miyiz
Ali Abiyle buluşmadan önce biz kardeşler nasıl buluşursak Transalp kardeşleride öyle buluşturalım derdik
Honda XL650 TransAlpler

Salda Gölünde suyun sıcaklığı,berraklığı bir harikaydı

Sizler geceye damga vuran maçın adamını izlerken futbol ekranlarında Ben gecenin sabaha örtülüşünü seyrediyordum…Daha fazla yazı yok tabirler yetersiz atmosfer yaşanılmalı

Ali Abi akşam saat 10 gibi yiyeceklerle içeceklerle harika bir ziyafet sundu bana Güzel bir insanla güzel bir yerde güzel muhabbet ve güzel afiyet tekrar sağol Abiciğim
Abi Kardeşler

Herkese bol maceralı gezi ve kamplar
Yolda biri var…

D-915 Bayburt Of Yolu Dünyanın en tehlikeli yolunda biri var

Yerli yabancı bir çok sitede gezi ve kamp paylaşımı yapan biriyim ”Bilgi paylaştıkça çoğalır”Gezilerimi paylaştığım yabancı bir siteden Rus bir arkadaşın yıllar önceki tavsiyesi planlarım arasındaydı Ve Yolda Biri Var dı Bayramın ilk sabahı  namazdan sonra sabah saat 5-6 gibi yola çıkmıştım Yaklaşık iki hafta öncesinde tekrar bir Transalp xl650 almama rağmen cbf 150 ile yola çıkmıştım

Sırf bu yol için CBF 150 ile bin km nin üzerinde yol gittim geri dönüşü ile birlikte ortalama 3200 km yol yaptım 2,5 günde…Perşembe gece saat 1 gibi şükür kazasız belasız bir şekilde eve gelmiştim ufak kazalar vardı tabi…
Yolda acaba Transalp ile gitsemiydim diye düşüne düşüne gittim fakat Trabzon Sis dağına geldiğimde iyiki cbf 150 ile gelmişim dedim
100.000 km üzerinde 2013 model bakımları tarafımdan itina ile yapılmış kaya gibi bir motordur cbf 150

Trabzon Sis Dağından manzaralar Yaklaşık 2.200 m yüksekliğindedir harika bir atmosfer Telefon batarya sorunumun yanında kuvvetli bir yağış yüzünden pek fotoğraf çekemedim ama iyiki cbf 150 ile yola çıkmışım…

Hedefim olan D-915-Bayburt Of yolu için oldukça araştırma yapmıştım yapmalıydım çünkü kimi bayram,kimi düğün,kimi eş,çoluk,çocuk derken Yolda biri vardı…D-915 yolu 2007 yılında dünyanın en tehlikeli yolu seçilmişti Defalarca Karadeniz gezisi kampları yapan biri olarak BÜYÜK HARFLERLE YAZIYORUM D-915 E ÖLMEDEN ÖNCE UĞRAYIN
D-915 Bayburt Of Yolu 1916 da Ruslar askerler tarafından yapılmış olduğu da söylenir Yolu tehlikeli kılan virajların yanında çılgın bir atmosferinin olmasıdır 2000 m daha yüksek 29 viraj ortalam 100 km
* Yolda seyir halinde iken iki şeye dikkat edin 1 Her an  bir fırtına gelip sizi savurabilir 2 Öğlen 12-16 saatlerinde yolu bitirmiş olmaya özen gösterin Sis ve yağmuru kafanızdan çıkartmayın

DereBaşı Virajların dan Manzaralar ilk resim temsili Çekilen fotoğraflar atmosferi hiç bir zaman yansıtamaz bu fotoğraf da sadece viraj görüyorsunuz yukarıda yazdığım gibi Sisi,yağışı,fırtınayı aklınızdan çıkarmayın

D 915 Bayburt Yolu-Soğanlı geçidi yaklaşık 3 saatimi aldı şükürler olsun küçük bir kaza ile rotayı bitirmiştim Bayburttan gece Trabzona çıkıp ilk sahilde kampımı attım

Motorun yağını değiştirip zinciri gerip yola devam 

Eldivenle ilgili sir sorun yaşamıştım ellerim yanıyordu bende çorapları delip eldiven yaptım 
Son olarak ilk gün 840 km yapıp Giresun’da bir parkta kaldım Sabah 5-6 arası yola çıkıp Sis Dağı ve Bayburt Of Yolu D-915 i bitirdim gecesinde Trabzona döndüm sahilde kampımı attım
2. Kampımdan sonra sabah CBF 150 ile 05:00 gibi yola çıktım yaklaşık 1070 km sürdüm ve gece saat 01:00 gibi eve geldim saatlerce sürdüm hatta gün boyu da denilebilir Şükür kavuşturana Yoldaşlar yolunuz açık olsun bol maceralı kamp ve geziler

CBF 150 ile 100 binlerce km yolum vardır bu motor altındır değerini bilin

Müthiş bir atmosfer Suuçtu Şelalesi

Yurt içi yurt dışı sayısız kamplar,trekkingler yapmış saatlerce yürüyüş yapmış kimi zaman otostop kimi zaman motosiklet ile gezmiş biri olarak Suuçtu Şelalesi beni gerçekten etkiledi harika bir atmosferi vardı O kadar güzeldiki geziye başladığımda gezimin kamptan daha güzel olacağını düşünüyordum İlk vosvosumu ilk motosikletimi  aldığımda gitmekten hoşlanırdım gittiğim yerden ziyade İşte bu gezimde de öyle hissetmiştim sanki gezim ağır basacaktı kampımdan fakat kampı attığım yerde rüzgarın sesi dehşetle tabir edilebilirdi ancak O müthiş rüzgar o müthiş şelale sesi ile birleşince kelimelerin yetersiz kalacağı harika bir atmosfer oluşturdu ruhumda
Şimdi siz yoldaşların vaktini almayayım ”*”işaretli bir kaç satırı okumanızı faydalı görürüm

* İstanbula tahmini 220 km uzaktıklık Bursa iline bağlı Mustafa kemal paşa ilçesine 15-20 km mesafesinde bulunur
* Mustafa kemal paşa ilçesinden olan takribi 15-20 km yol gayet düzgün stabilize bir şekilde rahatlıkla ulaşım sağlayabilirsiniz
*İlk tercihiniz tabiki hafta içi olsun yada C.tesi kampı atıp pazar sabahı 8 olmadan dönüşe başlayın Bu güzel alan piknik alanıdır Pazar günü 8-10 dan itibaren yoğunluk artar
*Giydiğiniz ayakkabıya dikkat edin şelale etrafını gezerken yosunlar ve mineralli taşlar ayağınızın kaymasına sebep olabilir

Yoldaşlar şimdi cümlelerin yerini fotoğraflara bırakıyorum

Harika bir yolculuk Çoğu gezimde söylediğim gibi Harley Davidson 883 ler TransAlpler MT ler geldi gitti bitti…Ama yollar bitmez…Yolda biri var…
Şelaenin yukarsında seyir tepe diye bir alan var şelalesi yukarıdan izleyebilir kamp yapabilirsiniz

Tüm gezici ve kampçı yoldaşlara maceralı kamp ve geziler

İnönü Yaylasında Terapi Gezisi

Modern kölelikten kurtulduktan sonra harika bir Terapi Gezisi attım Yolda biri var olarak yine yolda yalnız biri vardı ve yine kendimle başbaşa güzel maceralı bir kamp attım Bu macera Kocaeline bağlı İnönü Yaylasında yaşandı Kocaeli İstanbul stres mahkümları için gerçekten harika bir yerdir Menekşe Yaylası,Molla Yakuplu,Aytepe gibi harika alanlar mevcuttur
Rota hakkında kısaca İstanbul dan tahmini 140 km uzaklıkta İzmit Batı çıkışından devam edin Yuvacık tabelasından Tepecik Köyüne geldiğinizde İnönü Yaylası tabelaları karşınıza çıkmaya başlar
Yoldaşlar vaktinizi almıyorum dileyen ” * ” işaretli iki üç satır cümleyi okuyup kampa çıkabilir
* Kamp alanlarına varışa son 10-15 km stabilize kaygan virajlı çamur toprak bir yol alır
*Su ihtiyacınızı çevreden karşılanır
*Eylül ayından itibaren Kocaeli soğumaya başlar

C.tesi günü akşam 5 gibi yola çıktım Yolda efsane motosiklet 2005 model YBR 125 ile çıktım Harleyleri TransAlpleri geride bıraktık Fakat temamız her daim:Kullandığımız motosikletler birer araç amaç değil…Amaç güzel bir kampt araç önemli değil…
15 km lik bozuk yolda ne gelen var ne giden var ne ev var ne arsa yalnızca ”Yolda biri var ”
Sabahına çektiğim fotoğraflara bakarsanız yolların ne denli bozuk olduğunu görebilirsiniz aşağıya bir kaç fotoraf ekledim


Telefon sinyali çekmezse sıkıntı yapmayın Tepecik Köyünden sonra tabelalar sizi götürür

Gece çadırımı ve motosikletimi harika yıldızlarla beraber resmedemiyorum iyi bir fotoğraf makinası gerekiyor Bu deli fotoğraf makinası almaz o paraya gider kamp yapar O anın fotoğrafını ne kadar iyi çekersem çekerim o anı yaşamadıktan sonra resmetmenin bir manası yok

Sabah güneşi yerini almadan ben ben yerimi aldım yaklaşık 40 dk harika bir trekking sonrasında kampı topladım ve dönüş başladı

Yollar harika…Tüm yoldaşlara harika gezi ve maceralı kamplar

 

 

 

 

 

 

 

 

Poyrazköy Kampı

Poyrazköyde keşfettiğimiz bu alan sessiz sakin suyu berrak ve temiz
İstanbul merkeze ortalama 30 km Anadolu fenerinin hemen aşağısında harika bir yer Yıllardır burada yüzerim hala güzel hala güzel…

Kampmızı güzelleştiren ateşin sadece sıcağı değildir havası kokusu atmoseferi

Sabah saat 6 Dan sonra havanın henüz aydınlanmadığı gecenin en tatlı anıdır benim için işraretini ettiğim alana yüzüp oradan balıklama dalıp geri yüzüyorum hava mis gibi deniz şahane 
Kampımı burada ayaklarımı denize aşağı doğru sarkıtıp güzel bir kahve ile sonlandırıyorum Herkese bol maceralı gezi ve kamplar


”30.08.2019”

Kaldığımız yerden devam ediyorum 2 hafta öncesinde Şile-Ağva Sardala Koyunda güzel bir kamp attıp güneşin ve suyun tadını çıkardım Eklemek istediğim önemli olan tek nokta burası hala tenha hala sessiz hala huzuru bulabileceğimiz ender yerlerden biri

*Kalabalıktan,trafikten,curcunadan uzak Kendinizle başbaşa kalabileceğiniz ender,tenha,suyu da harika olan bir yer

Araçlarınız Amaçlarınız Olmasın…

Sırf ismi duyulmuş bir araç,cismi duyulmuş bir gereç alıp Bakımıyla servisiyle emeklerin ve kısacık ömrün heba olması…
Harcadığınız bilginiz olsun Aldığınız şey ne olursa olsun size hizmet etsin siz ona değil…
Şimdi bendeniz Harley Davidsonundan Yamaha Viragosuna Amerikan Limited Edition Honda Shadowuna Efsane XL 650 Transalpine kadar bir çok motorla yıllarını geçirmiş
turlara gidip gelmiş kendi halinde bir adamım ”Bu Adam”
3.5 yılı geçirdiğim Efsane XL 650 Transalp ile Türkiyenin en güzel yerlerini ziyaret ettim Evlilik davetiyeme XL 650 Transalpimin fotağrafını koymuştum

Gözlerimi evlilikten sonra açtım…Evlendikten sonra XL 650 Transalple bir Nepal,Saiful Lake (Pakistanda dünya harikası göl)  yapamiyacağımı anladım Maddi olarak imkanlar el vermiyordu Şehir içi ulaşım için kullandığım Honda cbf 150 ile eşim ve ben tüm işlerimizi hallediyorduk Honda XL 650 Transalpin gereksiz olduğunu anladığım vakit ile satmam bir oldu Çünkü ben bir motosikletçi değilim Ben bir gezginim Ben bir insanım Ben yalnız yaratana boyun eğmiş hür bir insanım demir yığınlarına köle olmamış…
Ciddi bir kaza geçirdim Travmalar peşine geldi 8 çivili fiksatör bacağımda iken Kazdağları kampına gittim Akabine çalışamaz raporu varken motosiklet aldım Motosiklet almamın sebebi kesinlikle zevk değil zaruret
Ömür ne trafikte vakit kaybedilecek kadar uzun nede korkarak yaşayacak kadar…
Şimdi maddi durumum yerinde Tenereler Transalpler GS ler alabilir gösterişli pahalı bir mont yada kask alabilirim Bir kafede prestişimi tavan yaptırtabilirim her modern köle gibi
Tüm gezicilerin bildiği bir motor vardır motorcuların da ” Bununla uzun yol ulur mu dediği”İşte karşınızda Yamaha YBR 125 2005 eski kasa 2006 sonrası modellerden daha sağlam ,dayanıklı daha beygirli katalitik konvektör avrupa dağıtımlarında 2005 lerde başladı…
Bu motosikleti çok fazla anlatmıyorum Bir abimiz XL 650 Transalpi varken bu motorla dünya turunu tamamlamış Ve yolda birileri var hala turda olan reklamlarını yapmıyorum bu kişilerin çünkü onlar reklamlarını yapıyorlar
Bir GS i Tenere 1200 ZE leri yahut Triumpları olanları cephe almıyorum Motorları hakkını vererek kullananları ellerinden öpren daha nice sağlıklı yollar dilerim
Bu motorlar harika ”TUR”motorlarıdır ”Evde Süs Eşyası”değildir Gezene sevgiler saygılar…
Aldığınızın kölesi olmayı Araçlarınız amaçlarınız olmasın
Yolda biri var…

Hayatlarını markalara mahkum edenlerin bir kısmı da servislerin esiri olmuşlardır Yok efendim 1000 km rodaj diyorlar kendi firmalarının çıkardığı yağı satıyorlar Rodaja bir de zaman ayırmışlar ”Ne güzel demeyin”Size zaman ayırmıyorlar sizin cebinize zaman ayırıp 6 hafta da 1000 km dolmazsa rodaj vakit olarak gelmiştir diyorlar Rodajdan sonrada durmak yok yola devam Yüksek cc motorların çoğu 12 bin km de yağ değişmesi gerekirken 6 bin yaparlar 6 bin km yağ değişimi varken 3 bin yaparlar Ve bu 3 bin km de balata da bitiyor Her neyse ben sizlere Kapitalizmi çok fazla anlatmayayım Bir Gezgin olarak bir şunu her zaman söylerim Motor sizin ise araba sizin ise kimseye hesap vermek zorunda değilsiniz kendi malınız ister bozarsınız ister yaparsınız Okuyun araştırın bilgilenin ve en önemlisi bilgilendirip köleleşmeyin Ben tüm motorlarımın elimden geldiğinde bakımlarını kendim yaparım Motor contaları,Fren hidrolikleri Baskı balatalar,Debriyajlar Antifirizler,Dişliler,Bujiler,Amortisörler,Lastikler,Hava,filtreleri Yağı,Yağ filtreleri…Bir gezgin yanındani bilen aracını söküp takan Suyunu ekmeğini kazanandır…

Ballıkayalar Tabiat Parkı

Yolda biri var olarak Ballıkayalar Tabiat Parkı gezi ve kampı benim geleneksel bir seyir olmuştur.İstanbula yakın gezi ve kamp yerleri arasında benim favorim burasıdır yalnız zirve şartıyla Akan derenin hemen karşısında patika bir yol var ortalama 15 dakikalık bir trekking gerektirir burası benim litaratürümde ” Küçük dağın büyük zirvesi”dir
Üsküdara ortalama 60 km uzaklıkta Gebze Dilovası tabelaları sizleri Tavşanlı oradan da Ballıkayalar Tabiat Parkına getirir
Öncelikle daha önceki kamplarımdan birkaç fotoğrafla başbaşa bırakayım sizi

İş çıkışı saat 8 den sonra eşim ile birlikte yola çıktık oraya vardığımızda saat 9:30 civarı idi
Eşimde benim gibi trekking ve kampçı olduğundan gece o zorlu patika yolları tırmandık ve zirveye ulaştık

Doğal manzarası böylesine harika olan bir yerde uyumak için zengin olmanız yahut falanca filanca otellerde milyonlarcaliralık oda tutmanıza gerek yok Bu manzara için para yetmez paranın satıln alamiyacağı bir atmosfer

Tüm kamplarımda sabah 7 gibi uyanır çadırı kaplumbağa misali sırtıma takar etrafı gezerim

*Açık alanlarda yaz mevsiminde güneş sabah 9 gibi yakmaya başlar trekking için ideal saat 5:30-8:00 arasıdır
Şimdi doğamızla baş başa bırakıyorum


Gebze ballıkayalar kampımı her zaman küçük dağın büyük zirvesinde yaparım akşam saat 10 gibi buraya vardığım vakitte dahi eşimle birlikte bu patikaralı dağları tepeleri aştık ve hedefimize vardık

Ben bazı taşları işaret olarak baz alırdım fakat sabah inişte burada iz olarak bağlanmış ipleri takip ettim
*Yolu olmayan,yahut başlangıcı çıkışa ulaşama ihtimali düşük yollarda işaret koyunuz…

Gecenin bir vakti kurtların köpeklerin senfonisi eşliiğinde çıktığımız patikalardan sonra iniş ile birlikte yorulan ayaklarımızı buz gibi derede serinletiyoruz

Allah herkesin gönlüne göre eş nasip etsin Sevgili eşim biyoloji mezunudur Gecenin gündüze doğan ayazında sıcak suda keyifle içecek sağlıklı taze otlar koparıyoruz

Ballıkayalar Tabiat Parkı İstanbulun sitresi trafiği aldısı verdisinden alacaklı vereceklisinden uzak harika bir kafa dinleme…Benim için ise harika bir kendini dinleme kendi ile başbaşa kalma yeridir Burayı simgeleyebilecek güzel bir fotoğrafla bu geziyi bitirir yeni maceralı gezi ve kamplarda görüşme dileğiyle yoldaşlar…