Doğada İnsan

Doğada insan tuhaf gelmemeli insan kulağına doğada bir tilkinin,kurdun bir ayının bir karıncanın,bir sincabın görevi ne ise insanın da görevi odur İnsan diğer hayvanlarla birlikte uygulanması zorunlu başka bir görevi daha üstlenmiştir DOĞAYI TEMİZ TUTMAK İnsan bu sorumluluğu kendi sorumsuzluğundan alır…
Kampımızda Kocaeli İzmitte Kartepe yakınlarında Molla Yakupluda doğayla iç içe kalabileceğimiz harika bir yerde bir gece konaklamalı olarak 14 Haziran sabahında yola koyulmakla başlamıştır
Yolda biri var olarak bu seferki kamp alanımı ben seçmedim daha önce fotoğraflara bakmadım Cem gibi tecrübeli bir kampçı ki aynı zamanda iyi bir trekkingcidir tecrübeli biri ile bir yere gidicek olursanız yer,adres,manzara kamp alanı gibi sorgulara ve düşüncelere kafanıza yer ayırmayın sadece Cem nereye siz oraya Ve biz doğada insanlardan bir kare Cem,Abdullah Abi ve Ben

Kamp alanına vardık kamplar kuruldu ve ilk işimiz Tarp için değnekler bulup ucunu sivrileştirip topraga gömmek ki Cemin daha önce kendi elleri ile kazıdığı bu direkleri orada görebilirsiniz Zamanla tabiki üzerindne geçiyoruz

Tarpımızı hazırladıktan sonra Ateş işlemlerine başlıyoruz Abdullah Abimiz harika bir İsveç Ateşi yakıp içimize ve dışımızı sımsıcak tutuyor
Abdullah Abi öyle aman aman bir çanta getirmedi…Engebeli arazide trekking yapmasına engel bir ağırlık yoktu çantasında fakat çantaya öyle portatif malzemeleri öyle bir şekilde yerleştirdiği siz doğa severlerin olumlu yahut olumsuz kamp halinde ihtiyaç duyabileceği ve ihtiyaç duyamayacağı herşeyi getirmişti

Ben kızılderili ateşi ile uğraşmaktayım bushcraft a büyük bir özeni içerisindeyim ilerleyen zamanda doğadan temin ettiğim bir dal ile ateş yakma peşindeyim Ağalarda reçinemiz olmadığından kurumuş kurumaktan dökülmeye tutmuş ağaç parcacıklarını toplayıp magnezyum çubuğuyla ateş yakıyorum bu işlem bir 15 dakika sürmüştü videolardaki ilk 1-2 sürtme ile çıkmadı ve biraz eform sarfettiriyor

Cemin tavsiyesi üzerine güzel bir dinlenme tesisinde uyuyorum

Cem ve Abdullah Abi yürüyüşe ve hafif bir tırmanışa başlıyorlar ben hala iyileşmediğimden malzemelerin başında keyif çıkarıyorum


Sis önce dağa ormanlara sonra bütün o enerjisi ile üzerimize çöküyor yırtıcı hayvanların sesleri kulaklarımızda yankılanıyor

Çok fazla yazıp karalamadan sizleri bu güzel yerlerle başbaşa bırakıyorum bir sonraki kampımızda görüşmek üzere Maceralı gezi ve kamplar

Pürenli Yaylası

Yola hazırlıklarımı tamamladığımda beni takip eden kediciğimle vedalaşıyorum…
1
Öncelikle nasıl gidileceğini tarif edeyim İstanbul Ankara Tem yolunu takip edip sırayla Düzce-Gölyaka-Güzeldere Şelalesi-İçmeler Köyü burada arazi ağırlık bol virajı yollar başlıyor Orman İşletme Müdüğüne geldiğinizde sağa doğru devam ederseniz Kardüz,Sola devam ederseniz Pürenli yaylasına doğru tabelaları göreceksiniz Yolda dikkat etmeniz gereken bir hususta Orman İşletme Müdürlüğünden aklınızda bulunsun yolda sıra sıra kesilmiş ağaç kütükleri görürsünüz bu kütükle kimi zaman yollarda olabiliyor Yiyecek içecek temin edilmiyor Tabi doğa nankör değildir siz doğaya saygı duyarsanız doğa da size saygı duyar size ağaç verir ısınırsınız su verir içersiniz buralarda işletmelerin olmaması çok büyük bir artıdır biz doğa severler için aman siz bize hizmet sunmayın biz kendi ellerimizle toprağımızı eşeriz.
Bu gezimi Ufuk Köse kardeşim ile birlikte gerçekleştirdim kendisi ile oldukça sık kamp yaparım muhabbetide de kendiside güzel eğlenceli bir insandır Ufukla kamp yapmamın bir diğer sebebide engelleri gördüğünde pişman olan değil,Engelleri aşmak için kendisini geliştiren bir yapısının olmasıdır Bu karda kışta Ufuktan başka kim gelirdiki…Gezimiz geçtiğimiz C.tesi 05 Kasımda saat 15:00 civarı Ufuğun iş çıkışı Tem Ankara sapağında buluşmamızla başladı Yanımıza aldıklarımızı söyleyeyim Düzce tarafına heleki yaylalara kampa gidiyorsanız hazırlıklı olmalısınız..
İki adet çadırımız,el-kafa fenerleri,Uyku tulumları,Ateş için gerekli alet edevat…Kamp için gerekli baltamız henüz yoktu Yolda terkedilmiş bir evin altından işe yaramayan kuru bir kütüğü motosikletin arkasına binbir güçlükle bağlayıp yolumuza devam ediyorduk hava kararmıştı yollar balçık,çamur ve kimi zaman karla kaplıydı
23
Kamp yerine geç bir saatte geliyoruz ve etrafımızda bizden başka kamp yapan insanlar da vardı Selam verdiğimizde bize verdikleri cevap aynen yazıyorum ”Bunca yer varken bula bula bizi mi buldunuz”Biz de okadar yolu tam olarak bu nokta için teptik dedik ve kamp atacağımız yeri seçmeye gittik İnsanlar ne yazıkki kendi nesillerini bozdular ve doğayı da bozmaya devam ediyorlar Siz değerli insanlar yere en ufak bir çöp dahi atmayın Doğa bizlere miras kalmadı Bizden sonrakiler için emanettir.
Şimdi gelelim deyim yerindeyse hamallığını yaptığım bu kütüğe Binbir zahmetle taşdım gecenin karanlığında o karlı yollarda daralan virajlarda taşıdım kimi zaman dengemi da hi bozdu kimi zaman motordan indim tekrar tekrar düzelttim fakat buna değişdi doğrusu Yanımıza balta almadığımızdan bu kütüğün ilerde işimizi göreceğini düşünerek bu çileye katlandıysam da sonuçta cefanın sefasını bu sıcak ateşte sürmüştüm.
756Artık kendimi yavaş yavaş motosiklet kullanıcısı olmaktan soyutlamaya başlamıştım…Gitmeyi seven ben artık gittiğim yerde doğayla başbaşa kalmayı seven bir gezgine dönüşüyordum
Yolda biri var olarak bildiklerimi öğretmek bilmediklerimi öğrenmek maksatlı birçok paylaşımlarda bulunmamın yanı sıra artık önemli bazı ip uçlarını sizlerle paylaşmayı istiyorum
Fotoğrafta görmüş olduğunuz Yeşil çaydır 100 % doğaldır bahçemde yetiştiriyorum
Poşet bitki çayları içenler paralarını sokağa atmasın yakından uzaktan ne tat ne koku ne fayda olarak alakası yoktur

*Zor koşullu kamp geelerinde uykusuzluk problemi olanlar yada uyku tulumunda rahat  edemeyenler yatmadan önce siyah çay ve kahve den kaçınmalıdırlar bunun yerine daha  yumuşatıcı bir içecek içmelerini tavsiye ederim yoksa geceleriniz uzun ve  zor geçebilir
0Keşke profesyonel bir fotoğraf makinam olsaydı havada ki yıldızların sıklığını bir nebzede olsa sizlere gösterebilseydim İstanbulda bizleri hapsetmiş beton yığınları ve kirli havadan göremediğimiz yıldızlar,Trafikten ve sokaktaki insanların alıp veremediği 3 kuruş için çıkardığı gürültüden dinleyemediğim o muhteşem böcek sesleri ve tabiki vahşi doğada tüylerimizi ürpertsede içimizi bir hoş eden vahşi hayvan sesleri….Bunları ancak orada yaşayan bilir tarifi yok

Hava tehlikeli sayılabilecek bir reddede soğuktu böyle durumlarda her bir sıcaklık değeri önem arz eder Bazen bir mum bazense fotoğrafta göreceğiniz yönetimin büyük bir katkısı olur..

*Ateşin etrafındaki taşları yatmaya yakın arka yüzeyleriyle ısıtıp çadırın içine attığınızda içeriyi oldukça ısıtacığını görürsünüz Bununla ilgili önemli bir husus vardı ki hayati önem taşır Taşı kesinlikle içeride ne uyku tulumunuza ne de çadırın herangi bir yerine temastan sakınmalısınız

8

*Soğuk gecelerde bir diğer önemli husus ise vücut ısılarımızdır iki adet çadırımız olmasına rağmen bu sebeple tek çadırda iki kişi uyumayı tercih ettik diğer çadıra ise malzemelerimizi doldurduk
910
Sabahın erken saatlerinde korna sesleri yerine cıvıldayan kuş sesleri ve ormandanın güzel esintisiyle uyanmıştık.Kamp yaptığımız yerin hemen yukarısında bir göl vardı ve Ufuk oraya gitmeyi istiyordu Benim makinanın aküsünün zayıflayabileceğini buraya gelirken söylemiştim malum 4.yılına giriyor Transalp ile birlikteliğim iyi bir gezgin gezdiği aracı da aynı zamanda iyi tanımalıdır derken motor marşı almıyor ve mıcırın balçıkla karıştığı yolda motoru zar zor vurdurup yolumuza devam ediyoruz Ben motoru belirli bir yerde bırakıyorum Buralar CRF lik yollar img-20161109-wa0020img-20161109-wa0013111412img-20161108-wa0005dsc_2095dsc_2100dsc_2111dsc_2098dsc_2108img-20161108-wa0023img-20161108-wa0013img-20161108-wa0015img-20161108-wa0017img-20161108-wa0030img-20161108-wa0033
Tahmini 1400 mt Yükseklikte…bazen bir tarafımız yüksek bir uçurum bir tarafımız şarıl şarıl akan dereimg-20161108-wa0039 img-20161108-wa0041

Yine bol maceralı bir serüven daha ardımda bırakmıştım bu fotoğraf ta maceramın simgesi olsun Yolda biri var olarak Ufuk kardeşime bu gezimde beni yalnız bırakmadığından tekrar teşekkür eder ve daha nicelerine dileğiyle Herkese kazasız belasız bol maceralı yollardsc_2119

İran Gezisi

Ana gibi Yar Olur İran Gibi Diyar Olmaz…
Özgürlükler ülkesidir benim için İran…Zalime karşı bir baş kaldırı Mazlumun yanında mücadele vermektir benim için İran…Tarihtir benim için İran…Komşudur benim için İran…
09.10.2016 Bu gece saat 5 gibi serüvene hazırlık tamamlandı
4a1f823c8da65baa539f54f659f5fe5fBugüne kadar bulutların altında motosiklet ile yolculuk sırasında neler kaçırdığımı farkediyorum
Bulutların üstünde seyahatin keyfi manzarası bir başka…havaaa Paylaşıma ”İyiki bu haritayı  çizmişim” Dediğim fotoğrafla devam etmek istiyorum
Havaalanında harita bulamamıştım İrana yalnız gidiyordum sırt çantam ve yine kapluma sitili  evimi sırtımda taşıyordum
dsc_2013
Bu gezimi daha büyük bir demir yığını olan uçak ile gerçekleştirdim Motosiklet ile gitme hayalim vardı Kurban Bayramı 12 Eylül Pazartesi günüydü ve 9 gün tatilim vardı İş yerinden 3 gün daha izin alamadım bunun yanı sıra Türkiye Turing ve Otomobil Kurumuna 200 Dolar parayı ayarlayamadım
Velhasıl Uçak ile gittik zaten uçaklar,trenler,gemiler hepsi birer demir yığınıdır hepsi birer araçtır

  • Sanal ortamda İran gezisi başlığı altında binlerce yazı bulabilirsiniz hepsi birbirinin benzeridir Bu sebeple sizlerin ihtiyaç duymuş olduğunuz bilgiye çok kısa zamanda ulaşabilmeniz için gerekli bilgileri madde madde belirttim Gerisi İranda Sosyal,ekonomik,kültürel,ve dini hayatları hakkında benim penceremden İrandır.
  • Batuma motosiklet ile turumda olduğu gibi yanıma çok az bir para almıştım Uçak masrafları haricinde 3 Dolar yemeğe (Son gün haricinde ne yemeğe ne suya tek kuruş harcamadım)
    Gerisi ulaşıma gitti İranda çantazının bir bölümüne su şişesi koyun her yerde sebil bulabilirsiniz
  • Uçak biletine git gel 800 TL ödedim bu işi daha ekonomik hale getirmek isteyenler Doğubayazite çok ama çok ucuza uçak bileti alır akabinde oradan minübüse atlayıp İrana oldukça ekonomik bir seyahat gerçekleştirebilir
  • Uçak ortalama 3 saat sürüyor İran saat olarak Türkiye den 30 dk ileride
  •  İngilizce bilenler oldukça fazladır İngilizceniz yoksa da şayet sorun değil Azeriler oldukça fazla
  •  Tahran trafiği İstanbul trafiğini aratabilir
  •  İran son derece güvenli bir yerdir kafanızda hiçbir soru işareti bırakmayın bloğumu dahi  okumayı yarıda kesin yolda çıkın
  •  İrana ister kara ister hava ister denizden varın başınıza örtü koymak zorundasınız
  •  Taksiciler sakız gibi yapışır(aralarında bana çok yardımı dokunmuşu da var Allah razı olsun kendisinden) sizden istenilen rakamın en fazla 1/5 ini verin
  •  İrana gitmeden önce yanınıza Dolar ve Euro almalısınız çoğu vezne Türk parasını kullanmıyor
    dsc_1985
  •  Bir dolar 35.000 Riyal civarıdır buda 3500 Tümene tekabül eder
  •  Para birimi Riyaldir Halk Tümen kullanır Tümen Riyalin bir sıfır eksik halidir
  •  Türk vatandaşlarından istenilen sadece pasaporttur
  • Motosiklet ile gitmeyi düşünenler Türkiye Turing ve Otomobil Kurumuna 200 USD  yatırmaları Bu para teminat olarak kullanılıyor Hindistan,Pakistan gibi yerler için 1000 USD dir bu rakam Döndükten sonra size verdikleri karne ile ödediğiniz ücreti geri alabiliyorsunuz
  •  İran para birimi Riyaldir halk genellikle Tümen tercih eder 1 tümen =10 Riyaldir

Yanıma Aldıklarım

  •  Sırt Çantam içerisine harita,uyku tulumu,mat,el feneri,kafa feneri,yağmurluk,çamaşırlar,üç adet kitap,yedek pil,selfi çubuğu,ıvır zıvır)
  •  Kimlik  Pasaport İran şimdilik Türk vatandaşlarından Vize istemiyor
  • Hava alanından indikten sonra dikkat edin taksiciler astronomik rakamlar isteyebilir Dikkat edeceğiniz husus Hava alanında arka üst çıkışında (Hatırladığım kadarı ile)O bölgeye yolcu taşıyan dolayısıyla geri dönüşü boş olan taksiler var onlar çok daha ekonomik Diğerleri oraya boş gelip oradan müşteri kapanlar aman dikkat
  • Oraya indiğinizde Havalanından 500.000 bin Riyal=14 Dolara İrancell Vb hat ile birlikte 800 MB internet paketi aldım.Havalanları biraz pahalı dışarıdan da temin edebilirsiniz.

Ve uçakta tanıştığım güzel kız Nani ile İrandan ilk fotoğrafla başlıyorum gezime
Nani Tahranda oturuyor kendisiyle uçakla tanıştık Uçaktan indikten sonra sağolsun bana döviz işlerinde,telefon hattı işlerimde oldukça yardım etti bununla da kalmadı Tahrana taksi tuttu Taksiden inerken ısrarlarıma rağmen cebimden para çıkartmadı Ayrılırken telefon numarasını verdi Ara ara mesajlaşıyoruz Esfahan ve Shiraz yolculuğumda da yardımları dokunmuştur
dsc_1712
Buluşma anında yakaladığım bu uzak doğulu güler yüzlü insanları da ihmal etmedik
dsc_1714
İlk durağım internet ortamında tanıştığım Muhammed Rıza ile Azadi Tower de buluşmak üzere taksiden inmem ile başladı
Azadi Tower da inşaat çalışmaları olduğunda oranın güzel bir fotoğrafını çekemedim
Azadi Towerden sonra Arkadaşım Muhammed Rıza yanında bir okadar güzel insan olan Akber isimli bir arkadaşını getirmiş Akberin arabasıyla Tabiat köprüsüne doğru yola koyulduk Aman Allahım bu nasıl trafik!!!
Kendi kendime İstanbuldan buraya gelmenin manası ne kendime sorup durdum
Trafik İstanbulu aratıyordu…
Akber İbrahim Tatlıses,İbrahim Erkal hayranıydı sesi de maşallah çok iyiydi İki ibrahimden ortaya karışık bir şeyler söylüyor yolumuza devam ediyorduk
Saatler süren trafikten sonra biz Tabiat Köprüsüne gelmiştik ama hava kararmıştı
Açıkçası buraya gelmemiz hem geç hem güç olmuştu:)
İşte Tabir Köprüsü
Çok güzel ışıklandırmalar var içeride çok hafif bir müzik size eşlik ediyor Tüm o tahranın sitresi kornası trafiğinden sonra böyle bir yere gelmenin tarifi yoktu…
dsc_1717 dsc_1720 dsc_1723 dsc_1727 dsc_1730

Tabiat Köprüsü dönüşünde trafik nerde bıraktıysak orada bizi bekliyordu
Saatler süren trafikten sonra Muhammed Rıza kardeşim bana evinin kapılarını açıyor Çok sıcak kanlı babası ile tanıştırıyor bol bol yemek veriyorlar çay içiriyorlar
İranın misafir perverliğini nasıl anlatırım bilemiyorum
Bana arabasını veren mi olmadı…Evinin kapılarını açan mı olmadı…Yolda durdurup elime ekmek çantama yolluk veren mi olmadı…
dsc_1731
O geceyi Akberin dükkanında sabahladık Akber kardeşim bana çok güzel bir hediye verdi Sırt çantamda daha sonraki fotoğraflar görebilirsiniz Muhammed Rıza kardeşim de bana Tesbih hediye etti Ben 10 kiloluk çantama Türk kahvesi ve Siyah alacaktım maalsef durum el vermedi ama Siz inşAllah bir gün İrana giderseniz Mutlaka yanınıza Türk kahvesi ve Siyah çay alın Bu güzel insanlar hiç karşılıksız sizlerle odalarını evlerini paylaşıyorlar birdahaki sefere inşAllah dolu gideceğim

KERBELA
Benim gezim Kerbelay günlerinde idi Bu gün hala Yezid gibilerin Yemende,Suruyede,Kan döktüğü Nijeryada Gazzede dökülen kanlara sessiz kaldığı ve bir gerçketi Kerbela bir başkadır İranda Her yerde seromoni düzenlenir tahmin edemeyeceğiniz kadar çok ve çeşit yemekler dağıtılır içecekler servis edilir
Kerbela tıpkı günümüzde olduğu gibi Müslüman sıfatıyla insanlara zulmedenlerin karşısında direnmektir Kerbrela bir direniştir…Hz Hüseyin efendimiz günlerce susuz kalmış savaşa sürüklenmiş ama hakkı söylemekten zerre adım geri dönmemiştir Oğulları yeğeni,kardeşi gözleri önünde katledilti Hz Hüseyin Efendimizin zerre miktarınca geri adım atmadı…
30 lu sayıların üzerinde mızrak ve kılıç yarasıyla Şehit (inşAllah)edildi Hz Hüseyin Ve bizde bu gün diyoruz Her gün Kerbela….

Sabah namazını eda ettikten sonra Akber ve Muhammed Rıza dan ayrıldım…Yolum Esfahan dı Esfahanda gezilmesi görülmesi gereken çok yer vardı…
Tahrandan bu fotoğraf karesi ile veda ediyorum
Valisar Street Kavak ağaçlarıyla sizi şehrin sitresinden bir nebze olsun uzaklaştırıyor
dsc_1742

Tahran-Esfahan arası tahmini olarak 500 km civarı Otobüse atlıyorum ve yaklaşık 7 saatlik bir yolculuğa başlıyorum otobüs ücreti 200.000 Riyal =5.7 USD
Otbüslerin birçok artıları var kadın erkek ayrı Herkes birbirlerine saygılı
Hem kadınlar rahat,hem erkekler rahat Özgürlükler ülkesi İran’da

Esfahanda ziyaret etmek istediğim çok yerler vardı Şeyh Lutfullah Camii,Nakş ı Cihan Meydanı gibi…Otobüsten indikten sonra taksiciler hemen etrafımı sarmaya başladı…
Ben hiç birine yüz vermedim ne doktorlar ne mühendisler istedi:):):) Sokakta öğrenci tipli bir gence sordum otobüs ile ”İmame Meydane” nasıl giderim Genç arkadaşım tarif etmekle kalmadı beni otobüse bindirdi akbilinden bastı

Ve burası Özgürlüğün simgelerindne biridir benim için İsrail uşağı İsrail (is real teröris) petrol satan ülkeyi ABD üssüne çeviren Rıza Şah Pehlevi nin umutlarla yaptırdığı bu mekan kendisinin sonu olmuş bu kölelik sistemini ”Kula Kul Olma” sistemini yıkan İmam Humeyni ismini almıştır…

Esfahanda ilk durağum Şeyh LUtfullah Camii idi
Şeyh Lütfulllah Camii girişi 200.000 Riyal dir Sabahın erken saatlerinde açılır 12:00-13:30 arası öğlen tatilindedir…
Müthiş bir mimariye sahipti Restorasyon işini aynı kuşaklardan beri camii yi inşa eden sülalenin sürdürmesi sonuçlarını göstermiş muazzam bir görüntü…
dsc_1780dsc_1781dsc_1749dsc_1753dsc_1754dsc_1755

Nakş-I Cihan Meydanındayım nihayet

Ruhullah Ayetullah İmam Humeyni ile İmam Ali Hamanei nin bol bol fotoğraflarını her yerde her dükkan içinde görmeniz mümkündür nitekim Hak davası uğruna hiç bir fedakarlıktan çekinmeyen bu insanların Tel Avive füze yağdırdıkları günleri biz unutmadık…

dsc_1767 dsc_1769 dsc_1774
İran aynı zamanda çarşılarıyla da meşurdur Farklı coğrafyadan turistlerin akınına uğrasada İstanbulun kapalı çarşı, ve Mısır çarşısını gezenler için sıradan bir yer
dsc_1778 dsc_1779

11 kiloluk sırt çantasının verdiği yorgunluk sıcakla birleşince Nakş-ı Cihan Meydanı yakınlarında çok güzel bir parkta biraz soluklanıyorum
dsc_1787Sadreddin Mohammed Shirazi,Muhammed Ebn Babouyeh gibi bir çok tarihi karektelerin anıtlarının olduğu bu park yine İranın muhteşem parklarından yalnızca birisi
dsc_1795 dsc_1794 dsc_1793 dsc_1792 dsc_1791 dsc_1790

Geceyi burada geçiriyorum Abimden aldığım Taşınılabilir şarz aletini yanıma almadığımı geç öğreniyorum Ertesi sabah yine seher vakti yollara düşüyorum Hedefim Shirazdı
Shiraza gitmek için tekrar Esfahan otobüs terminaline doğru otobüse atlıyorum Terminalde sırtımda beni koca çantayla görenler avrupalı falan sanıyor 700.000 riyalden falan bahsediyorlar Ne avrupası Biz Anadolu çocuğuyuz yermiyiz bunları derken Derdimi oradan geçen bir gence anlatıyorum İnsanlar beni turist olarak görüyor çok fazla para istiyor diyorum
Genç koşarak beni bir tur acentasına getiriyor genç oranın adamı belli gülüşüyorlar
Doğrusunu Allah abilir sanki Genç beni getirdiği adamdan avanta istiyormuş gibi geldi gülüşmeler şakalaşmalar falan derken hoyt dedim ayrıldım
Yaşlı bir teyze gördüm sordum kaç paraya aldın bileti dedi 300.000 Vayyyy dedim neyse hemen başladım bilet aramaya otobüs şöförünün biri gördü gel dedi 400.000 ver şimdi hareket edecek otobüse atla dedi olur-olmaz,yapma-etme derken 350.000 riyale anlaştık
Shiraza doğru teker dönmeye başladı İranın güneyine indirkçe gece-gündüz arası sıcaklık farkını hissetmeye başlıyorsunu dağların ikilime olan etkisini gece çadırda hissettim
dsc_1800

Tahmini olarak 8 saat sürmüştü yolculuk Sonunda Shirazdaydım o gün de oldukça yorgundum
Otobüste başıma gelen ilginç bir şey yarı yolda otobüs şöförü yerini kadın sürücüye bıraktı Özgürlükler Ülkesi İran deme sebeplerimden biri de budsc_1801 dsc_1802

Kerbela seramonisinden bikaç fotoğrafdsc_1803

Biraz tırmanış ile manzarası güzel olsan kendim ile başbaşa kalabileceğim bir yere kampımı atıyorum
dsc_1805 dsc_1807 dsc_1809
Çadırımı toplar toplamaz çizdmiş olduğum haritada hedeflerime bir bir ulaşıyordum
Şimdiki Hedefim Shah Cheragh Shrine Yolda bir mescidden Karbela ile ilgili sohbet verildiğini duydum içeri baktığımda biri beni içeri davet etti Selam verdim içeri girdiğimde ayakkabılarımı poşete koyup yanıma getirdi el sıkıştık İkramlarda bulundular İranda mescitler de ayrı bir güzel insanların yalnızca  başlarını secdeye koydukları bir alan değil Hayatlarının her alanı ile ilgili olayların konuşulup paylaşıldığı küçük ve güzel yerleşim merkezleri olmuş
dsc_1811 dsc_1812

Burada ibadet sürekli yapıldığından ücret yok
İçersi muhteşem tam bir sanat eseri başka bir dünyaya adım atmış gibi oluyorsunuz
Shah Cheragh Shrine den bir kaç fotoğraf
dsc_1817 dsc_1824 dsc_1831 dsc_1821 dsc_1823 dsc_1830dsc_1826
Buaradan Nasır Al Mülk Mosque yi ziyarete gittim Yine müthiş bir renk sanatı…İçeride bambaşka bir dünya var renkleriyle mimari yapısıyla sizi alıyor yaşadığınız diyarlardan burayla ilgili fotoğraflar maalsef elimde yok Yalnızdım ve telefonumun her daim açık durması gerek
Bu ziyaretten sonra avluda dolanırken ezan sesiyle tekrar namaz için Shah Cheragh Shrine geri döndüm ve üç harika insanla tanıştım…Misafirperverliklerine hayran kaldım..
Konuşmamız Sunni-Şii kardeşleriğinden Kerbelanın anlam ve öneminden Yemen,Suruye,Gazze savaşlarından İran İslam İnkilabına kadar bir çok konuya kadar uzanıyordu Beni zorla evlerine davet ettiler Bu köyde Irak-İran savaşından 44 Şehit(inş) vardır
İranda yol boyunca reklam panolarında Gazilerin,Şehitlerin fotoğraflarını görmeniz mümkündür

dsc_1834

O akşam Kerbela seramonisi vardı..Davete icabt ettik bizde
dsc_1840
O gün tüm namazlarımızı beraber kıldık önemle arz etmek istediğim bir diğer husus
İmam Humeyniye atılan iftiralardan birisi Ehli sünnet necis yani (pislik)yakıştırması oysaki
İmam Humeyni (ra)Ehli sünnet kardeşinizden öte canınız demiştir Bizde bunu defalarca kitaptan okumuştuk ve şimdi canlarımız Şia kardeşlerimizle aynı saftaydık ne biz önde ne onlar geride…
Akaşam Muhammet Hocam beni yalnız bırakmadı kardeşine kalmaya gittik
Yine sofralar kuruldu ikramlar yapıldı Allahın rahmeti bereketi bu güzel insanların üzerlerine olsun
img-20161011-wa0022
Bu güzel insanlarla vedalaştıktan sonra Persopolise doğru yola koyuluyoruz
Yoldan bir manzara güneye indikçe bu manzaralarla karşılaşıyorsunuz
dsc_1853

Tahmini 2 saatlik bir araba yolcuğuyla Persopolise  varmış bulunuyoruz
Persopolis UNUSCO dünya mirası listesinde yer alan antik bir yer
Persopolise giriş 200.000 Riyaldir O gün Kerbela günü idi ve kapalıydı Neyseki Muhammed Hoca beni göstererek sırtınca çantasıyla Türkiyeden gelmiş buralara kadar gelmiş yapma etme derken girişimize izin verdiler hemde bedeva Bu mimari yapılarda tören alanları,taht salonları,perlemento binaları,hazine daireleri ve daha çoklarını görme imkanım olsa da Telefonumun şarzını idareli kullanmak zorundaydım tahminimce geceyi kampla sabahlayacaktımdsc_1871 dsc_1868 dsc_1867 dsc_1866 dsc_1864 dsc_1861dsc_1869
Son fotoğrafta Kralın tahtını kaldırmaya çalışan hizmetçileri görünce açıkçası İmam Humeyni nin
2500 yıllık esaretten insanları kurtatdığını ve halkında şuanki İnkilaptan nasıl bukadar memnun olduğunu daha iyi anladım  daha sonra hedefimde Kum Şehri vardı lakin Kerbela dolayısıyla tatil edilmişti her taraf
Muhammed hoca Shiraz da 2-3 gün kalıp oradan Kum a gideceğini söyleyip beni kalmaya ikna etmeye çalışsada ben Kuma gitmeyi istiyordum ve kendimle başbaşa kalmayı diliyordum
Otobüslerin,tırların,kamyonların geçtiği bir otoban kenarında sıcağa beni alacak bir otobüs için beklemeye koyulduk Hiç bir otobüs durmuyor ben Muhammet hocaya eski usul(Otostop) deneyeceğimi söyledim O da tebessüm ile sen bilirsin dedi
Ve bir kamyon sürücü ile anlaşıyoruz:):):)
Ve evet Shiarazdan önce geriye Esfahana oradan da Kuma otostopla gelmiş bulundum yolculuğum 10 saat gibi sürdü ve inanılmaz keyifliydi

dsc_1874
Yolculuk esnasında bir camiye giriyoruz cami çıkışında
Dünya müslümanları ve mustazafları rehberi İmam Ali Hamanei vatandaşlarına yolda kalmışlara dağıttığı ”Etli plav” dan alıyoruz Plavı yemeye başlayınca plav etli değil,et pilavlı demeye başladım
Normal bir kişinin yiyemeceği kadar bol et doldurmuş içine olduka lezizdi Yol insana birşeyler öğretir ve mutlaka acıktırır Günler geçti ve ben yemeğe 5 kuruş para harcamamıştım

dsc_1877dsc_1881
Kamyona otostop olurda yatmadan olur mu
dsc_1884
Yol uzadıkça uzuyor ara ara yağmur çiseliyordu hava kararmıştı ve nihayet Kuma gelmiştim
burada yolculumuz sona erdi
dsc_1892

Mollalar şehridir Kum…Direnişin simgesidir Kum…
İran İslam İnkilabının temellerinin atıldığı bu güzel şehire gece oldukça geç saatte geliyorum güvenli olduğunu düşündüğüm bu yere kampımı atıyorum
dsc_1898
Sabah uyandığımda kamp alanı seçimimin gayet iyi olduğunu düşündümdsc_1900 dsc_1901
Sabah ilk işim kapluma sitili yine evimi barkımı sırtıma yüklenip menzie gitmekti
Hedefimde tabiki Fatıma I Masuma Türbesi idi Tahmini 13 kiloluk sırt çantam ile vurdum kendimi yollara Aşağıdaki ilk fotoğrafı yolda kaybolursam birine gösteririm diye çekmiştim Tabela nın olduğu bu fotoğraf sayesinde yolumu bir bile sordum ve buldum
dsc_1902
Yolda sürekli ikramlar,mescidlerde ikramlar,evlerde ikramlar,parklarda ikramlar…dsc_1903 dsc_1905 dsc_1909dsc_1911dsc_1914dsc_1915dsc_1917 Vaktin gelmesiyle burada yine harika bir camiiye giriyorum Yanıma gelen güzel insanlar ile dilimizin yettiğince muhabbet ediyoruz Dil de bazen bu güzel insanlarla olan sohbete yetersiz kalıyor kelimelerin yerini samimi bir gülüş,sıcak bir bakış,karşılıksız yardımlaşma alıyordu
dsc_1918 dsc_1920 dsc_1923
Burada bir hanım kardeşimiz sıcak bir çay ikramında bulundu Akabinde Fatıma -ı Masuma Türbesine doğru yola koyuldum
Asıl adı Fatımâ binti Musa el- Kâzım olanFatıma ı Masuma, 12 İmamlardan 6. İmam olan Cafer i Sadık’ın torunu 7.’si olan Musa -elKazım’ın kızı ve 8.’si olan Ali -er Rıza ’nın kız kardeşi olan Fatımâ’dır.

Ve yine harikalar diyarında buluyorum kendimi İçeride fotoğraf çekmek yasak Çantalarınızı emanetçide bırakıp öyle girmeniz gerekiyor 13 kiloluk çantamdan kurtulmuştum bir süreliğine
Fotoğraftaki kardeşim Iraklı Beni Bu meydandan Hutbeye kadar getirdi Çantamı beraber emanetçiye bıraktık içeri beraber girdik Burada da Allahın izniyle bir çok yardım sever iyi insanlarla karşışatım.
İranın her yerinde Irak-İran savaşının izlerine rastlayabilirsiniz
İran İslam İnkilabı kurulduğunda ABD nin kışkırtmasıyla İslamı inkilabın daha fazla alana yayılmasını engellemek için Irak -İrana savaş açar 1980 li yıllarda yani İnkilaptan hemen sonra
Bu savaşta 1 milyondan fazla insan ölür,2 milyondan fazla kişi sakat kalır…
Evet ABD nin derdi daha fazla sömürüdür,Pazarlarına mal sunabilmek için üretime,üretimide gerçekleştirmek için ham maddeye ihtiyacı var dolayısıyla diğer ülke topraklarının yer altı yer üstü tüm kaynaklarına neyi var neyi yok hepsini almaya çalışmasıdır
Irak-İran savaşı nekadar da karşı tarafları yıpratsa Irak halkı İranı çok seviyor İran halkı da Irağı çok seviyor Olan biten savaşta Devlet yöneticisinin ABD uşaklığı Halkın birbirleri ile olan kardeşliğine zarar vermemiş Hatta öyleki Iraklılar Humeyni yi desteklemişlerdir.

dsc_1934dsc_1929 dsc_1931 dsc_1932Çok uzun ve yorucu bir yürüşün ardından bulduğum bir mescid tuvaletinde Üstümü değiştiriyorum ve eskilerini güzelce yıkıyorum
Bu arada telefonumu da şarz etmeyi ihmal etmiyorum
dsc_1940
Dönüş yolunda yolda biri durdurup pilav dağıtılan yeri işaret ediyor bende hemen gidiyorum Yine bol etli pilav Yaşasın bugünü de kurtarıyorum Gece kampımı attığım yer gayet emniyetliydi diyebilirim İranda piknik kültürü yaygın olduğundan geceleri aileler güven ve huzur içersinde parklarda çadırlarında kalıyorlar
Tüm gün yürümüş koşuşturmuştum boş bir alan buldum ve kampımı kurdum
Biraz kendim ile baş başa kalmak yanıma almış olduğum iki adet kitabı okumak istiyordum
Burası benim geceyi geçirdiğim yer
dsc_1957
İlk etapta motosiklet ile İrana gelmeyi hedeflediğimden telefona kurmuş olduğum MAPS.ME uygulamasının bir çok yerde faydasını gördüm Ve burası benim dinlenme tesisim oldu
screenshot_2016-10-13-07-29-54
Sabahleyin kampımı attığım çevreyi dolaşmak istiyordum Gözlerimi Azedegan Parkında açıyordum
dsc_1948 dsc_1950Sabah namazı ile birlikte insanlar eşleriyle birlikte burada yürüyüş yapıyorlar
Bu alanlarda rahatlıkla eşiniz,aile bireylerinizle spor yapabilirsiniz Parklarda ne sizi pitbul cinsi köpeği ile rahatsız eden gençler var,Ne de mini tayt giyip aile bireylerine istem dışı rahatsızlık verebilecek bir görüntüyle karşılaşıyorsunuz Herkes bir birinin yaşam tarzına saygılı
dsc_1952
İranda çoğu parkta kıble işareti var bu gerçekten çok hoş
Mescitler 24 saat açık Gezdiğim tüm şehirlerde tuvaletler bedava ve genellikle temiz
dsc_1961dsc_1947
Uzun ince bir yoldaydım gidiyordum gündüz gece… İlerleyen vakitte internete ihtiyacım oldu bende sordum soruşturdum Burada kontöre Şarz yada buna benzer birşey deniliyor bilginize En yakın bakkala sorduğumda

  • İleri dedi burada ileri demek ‘ ‘Mustağim”Fatiha Ayetinden aklınızda bulunsun Yürüme gideceğim derseniz şayet ”Piyade” diye söylemeniz yeterlidir

Tanıştığım bir market sahibi ki Türkçesi gayet düzgündü ihtiyacım olan konuşma süresi ve interneti pakeini kendi hesabından gönderiyor Burada da ikramlar muhabbetler aldı başını götürdü Akabinde namaz için kendisinden müsade istedim güzel bir camiye girdim Kerbela ile ilgili sohbet ediliyordu Buradan da beni boş göndermediler Çantama muzları kekleri yüklediler
dsc_1944 dsc_1946

Geceleri sokaklarda dolaşıyordum insanlarla sürekli sohbet halindeydim
Burada polisler çok duyarlı bir derdimin olup olmadığını soruyorlar çantamı da yine her ihtimale karşı yanımdan ayırmamam gerektiği vurgusunda bulunuyorlar Saat yine geç olmuştu bu defa kampımı Cuma namazının kılınacağı yere yakın bir yerde kampımı kurdum Cuma vaktinde tekrar Fatıma-ı Masume türbesinin ilersinde büyük bir camide namazı eda etmek üzere yollara koyuldum

dsc_1966dsc_1967dsc_1964dsc_1962dsc_1965

O gece markette tanıştığım ismi Nasır olan market sahibi beni arayıp nerde olduğumu sordu Azedegan Parkından hala ayrılmadığımı söyleyince ısrarla birşeyler yiyip içmek muhabbet etmek istediğini söyleyince kırmamadım İran insanı gelirde boş gelir mi doldurmuşlar yine ne var ne yok…Bu güzel parkta Nasır kardeş hanımıyla birlikte bana yolluk ta getirmişler İranda parklarda nargile oldukça yaygındır Buda Nasır kardeşin köz yakma çabaları İranda geçirmiş olduğum son gecede de misafirlik vardı ilk geceki gibi…
dsc_1988 dsc_1992dsc_1959
Burada son kampımı attıktan sonra İmam Humeyni Uluslararası Havalimanına doğru hareket ediyorum Taksiler yine ensemde ben otobüs arıyorum derken bir taksici Allah ondan razı olsun bana çok büyük yardım etti karşılığında sadece dua istedi beni 150.000 riyale yani 4 Dolara Havalimanına giden bir başka taksiciye pasladı  ve İran sehayatim kazasız belasız son buldu

Havaalanlarıda İran gibi…komşu gibi…içeride sebiller var su içebileceğiniz suya 3 TL para ödemek zorunda kalmıyorsunuz ve telefon şarz yerleri var şarza da para ödemiyorsunuz insanların temel ihtiyaclarını ticaret söz konusu yapmıyorlar

dsc_1994

İranda yollarda çok sık gördüğüm diğer bir hususta bağış kutularının sıklığı ve insanlar bu kutulara oldukça ilgililer Allah yardım edenlerin yardımcısı olsun inşAllahdsc_1993

İranla ilgili özellikle söylemek istediğim buranın aile apartmanımda yaşadığım evimin odalarından daha güvenli olmasıdır İnsanların misafirperverliğini anlatmaya lüzum görmüyorum zaten bunu kaleme alsak wordpress kotam dolar İranda dikkat etmeniz gereken ne diye soracak olursanız İstanbulda fazlasıyla dikkatliyiz gidin İranda rahatınıza bakın
Dünyanın neresine ama neresine gitmeyi kafanıza koymuşsanız gidin
Yola çıkın,Yol sizi aydınlatır…

Düzce Mudurnu Abant Dere Depe Viraj Gittik…

06.08.2016 Cumartesi sabahı  Mahalleden Haşim kardeşimle (İlk karadeniz turunu beraber yaptığım)BMW R 1150 GS,Ben Honda XL 650 Transalp ile tekeri çevirmeye başladık ilk durağımız Gölyaka da çok sevdiğimiz İhsan Abimizle (Kendisi10 Yıldır R 80 GS kullanır Motosikletin ciğerini bilenlerden) buluşmaktı Gerisi macera dolu orman yolları…

Burası Gölyaka İhsan Abimizle nihayet buluşuyoruz…

dsc_1273

Dağları tepeleri aşıyoruz dere,tepe,toz,toprak,tümsek,viraj gidiyoruz….dsc_1280
R 80 GS BMW de benim için son duraktır.BMW nin Dakarı kazanmış tek modeli fazla söze gerek yok…dsc_1282
Buradaki küçük hatıra fotoğrafımızdan sonra Karamahmut oradan Türkmen yaylasına toz yuta yuta tekeri döndürüyoruz…Mıcırlar kimi zaman altımızda misket tanesi gibi bizi sağa sola taşıyor
Bu tarz yollar kesinlikle tecrübe gerektirir ve Yalnız gidilmemesi gerekir küçük bir yana yatırmada en basitinden Debriyaj meneti kırılabilir vs vs daha bir çok neden ile yolda kalabilirsiniz…
Ne ev ne araba ne gprs aman dikkat !!!
1dsc_1288

Dönen teker bizi serin bir dereye götürdü.Suyun soğukluğunu havadan hissedebiliyorduk
dsc_1298 dsc_1308
Tertemiz su tertemiz hava hayat burada….
(Yıllar önce suyu şişeye koyup satma fikri nekadar saçma gelip ardından bu işten köşeyi dönenler olduya Ben de diyorumki yakında temiz hava satıcaklar sporculara ve hastalara iyi gelen diye de yuttururlar)
dsc_1305

Derenin şarıl şarıl akan suyuna yırtıcı kuşların çıkardığı sesler eşlik ediyor müthiş bir senfoni eşliğinde toza toprağa özümüze geldiğimiz yere,değim yerindeyse yerle bir oluyoruz
1111 2222 44444444444Mutluluğu belki yakınlarda bulabilirsiniz,Fakat medeniyeti beton bloklar içersine bizi hapsetmiş metropolde bulamayabilirsiniz!!!

Bu tozun topraga karıştığı telefonların çekmediği yollarda ne vardı???Medeniyet
Küçük kız çocuklarını traktör üstünde analarına babalarına yardım ederlerken gördük
Medeniyet vardı Genç erkeklerin omuzlarında taşıdıkları ağaç kütükleri vardı
Medeniyet gördük gittiğimiz yerde sıcacık muhabbetler öyleki İngiliz,Fransız dizilerinde paopyonlu beyefendilerde görmeyeceğiniz kibarlığı gördük
Medeniyet vardı metropollerde komşunun komşusunun tanımadığı,Babanın çocuğunu bakkala gönderemediği yerde Medeniyet gördük

Abanta kamp yapmaya karar verdik İhsan Abimiz bize Abanta kadar eşlik ediyor.Sonrasında kampımızı atıyoruz
dsc_1310 dsc_1311 dsc_1321
Sabaha da böyle uyanmak
dsc_1322 dsc_1316

Dönüş başladı artık dönüşümüzü Mudurnu üzerinden yapıyoruz İhsan Abimize veda edip tekeri döndürüyoruz
dsc_1323 dsc_1338 dsc_1344 dsc_1348
Yolda mikelenjeloyu karşıdan karşıya geçiriyoruz:):):)dsc_1350 dsc_1351 dsc_1353
Bu turumuzuda tamamladık bir gece kamplı 600 km ortalama ile Bu gezimizde oldukça tehlikeli yollardan geçtik Mıcırların altımızda bizi misket taşıdığı,dik tepelerden keskin virajlardan indik eve geldiğimde rapor hazırlarken Haşim kardeşimden fotoğraf istediğimde gönderdiği fotoğraflar çok başarılıydı öyleki full konsatrasyon gerektiren yollarda Haşim bırakın fotoğraf çekmeyi video kaydı bile yapmış herhangi bir kafa kamerası olmadan tek elle sürüp tek ell çekim yapmış
Buyrun Haşim kardeşimin bunu nasıl yaptığına bir bakalım :):):)
Haşim Suzuki DR 650 ile Efsane birkaç fotoğrafı
img-20160926-wa0027 img-20160926-wa0028

İstanbuldan Batuma Motosiklet Gezisi

28.08.2015 Tarihinde eşimle birlikte tek motor tek kaptan olarak yani rotayı,molayı,konaklamayı benim karar verdiğim 9 gece 10 günlük 3.600 küsür kilometre teker döndürdüğüm bol maceralı ilk yurtdışı gezim…Ben demiştim”2013 yılında bitiremediğim Karadeniz turunu Batumla birlikte seneye inşAllah bitireceğim diye
Ve işte teker dönüyor…
İstanbuldan akşam saati yola çıkıyoruz İzmir tarafında kampımızı yaptıktan sonra Akçakoca da bir mola veriyoruz Burada çok sahile sıfır ücretli duş ve wc imkanı olan çok güzel kamp yerleri var.
DSC_0064
Zonguldak Çaycuma-Ulstan ilerliyorum sahile inmeden Pınarbaşına doğru tekeri döndürüyoruz burada çok fazla börtü böcek var İstanbulda yaşam alanı kısıtlı olan herkes burada:)Hava nekadar sıcak olursa olsun kesinlikle kaskınızı vizörsüz kullanmayın gözünüze girecek herangi bir sinek vs vs,öndeki aracın lastiğinden fırlayan çakıl taşları büyük kazalara sebebiyet olabilir

DSC_0079
Kastamonu ilimizin Pınarbaşı ilcesine bağlı Ilıca Şelalesine yüzmeye gidiyoruz…
DSC_0089
Motosikletin topcasesini çıkartıp yerine yol çantamı alıyorum kaplumbağa gibi evimi çadırımı yani yanımda götürüyorum hem daha güvenli hem daha pratik
DSC_0092DSC_0097DSC_0099DSC_0103DSC_0112
Serinlemeyle birlikte yolun yorgunluğu kaburga kemiklerimdeki ağrılardan hissetmeye başladım.
Buraya yakın ilk kampımızı atacaktık Kastamonu ile ilgili kısa bir not Karadeniz turu atmaya vakti nakti tecrübesi olmayanların Kastamonuyu gezmeleri yeterlidir Kastamonu şelaleleriyle,dağlarıyla,ormanlık alanlarıyla,milli parklarıyla tek başına bir Karadenizdir.

İlk kampımızı Pınarbaşında ıssız bir yede atıyoruz eşimle benden başka insanın olmadığı seslerinden anladığımız kadarıyla hayvanların ve gerilimin olduğu bir yere…
Şelale yakınlarında kamp yeri var ancak ücretli 30 TL.Bu ücret size çok gelmeyebilir fakat ben Koskoca Karadeniz Batum rotasına 1200 TL ile çıktım yemek konaklama benzin herşey dahil
30 TL=120 KM 🙂

DSC_0117
Pazar sabahı daha önceki yollardan tecrübe ettiğimiz yoğun sisle karşılaştık…
Maceram burada şiddetini artırıyordu…Ilıca Şenpazardan Cideye doğru mıcırlı,toprak,bol virajlı kimsesiz yollardan 60 km boyunca 1. viteste saatlerce motosiklet sürdük…

21

DSC_0122
Küçük bir mola veriyorum oldukça yordumuştu bu yollar beni pür dikkat istiyor Tek motor ve yüklü bir Transalp Motosiklet : 200 kg,yük:20 kg Ben ve Eşim 110 kg tahmini 330 kg çakılların üstünde lastiklerin altında bu çakıllar kimi zaman bilye gibi akıyordu…
Fakat her alınan mesafe bizi daha fazla yoruyor ve daha bozuk yollara doğru sürüklüyordu…
DSC_0127DSC_013122DSC_0133

Hiçbir eve yok etrafta telefonların sinyal almıyor navigasyon ıvır zıvır elektronik olan hiçbir şey işimize yaramıyordu benzinimiz bitmek üzereydi ve dağlarında,ağaçların arasından biz yalnız ilerliyorduk eşimle birbirimize söylemediğim bir endişemiz vardı ”Ayı”neyseki korkulan da olmadı çantadan manuel haritayı çıkarttım biraz baktım ve kendimce bir çıkar rotası belirledim ve çok şükür kurtulduk…
2013 Yılındaki ilk Karadeniz turumda salyangoz tekerime yapışmış İstanbul bostancıdaki iş yerime kendisini ücretsiz getirmiştim ama bunu getirmem ayakkabım zaten patladı yer kemirirse deli inadım tutar çıl ayak tamamlarım o turu benDSC_0136

Bu stabilize yollarda çok fazla zaman ve enerji kaybettik Karadeniz delidir doludur bir anda 4 mevsimi yaşatır size
Buradan direk olarak Samsun Trabzon sahil sahil ilerlemek zotunda kalıyoruz yollar yollar yollar….
DSC_0125
Saate bakıyorum oldukça geç kilometrem 1600 leri gösteriyor ve ben Trabzona daha yeni geliyorum aşağı köy,yukarı köy çok fazla zaman ve kilometre harcadık bunlara değdi Asfalttan Karadeniz Turu Olmaz telefonların şarzları bitti bitecek bu yüzden bazı yerlerin fotoğraflarını çekemedik…2. gecemizi burada kamp yaptıktan sonra sabahleyin Trabzon Şalpazarına Annemin memleketine geliyorum
DSC_0139

Emine Teyzemi ziyarete doğru tekeri döndürüyoruz yollar çok güzel…
Yollar bol topraklı bol virajlı bazı virajların eğimleri çok keskin zemin toprak olduğundan çok ama çok dikkatli olmak zorundasınız
Burdan gerisini Emine Teyzemizin evini sora sora ilerliyoruz kimse sorsak biliyor
İstanbulda malumdur insan fiyakalı apartmanlarda kapı komşusunun cenazesinden bi haberdar

Geride bıraktığımız dağları teperi aştık…DSC_0146 DSC_0147 DSC_0149 DSC_0151

Evet nihayet köyümüze geliyoruz burada çok enterasan bir bilgi vermek istiyorum ”Adam memleketten çıkmaz ana rahminden çıkar”
Emine teyzem 80 li yaşlarda ne telefon ne adres hiçbir kayıt yok elimizde böyle yerlerde kime kimi sorsanız tanır evini bilir komşuluk hala eskisi gibidir
Bizde Emine teyzemizi soruyoruz herkes evini biliyor bize tarif ediyor
-Siz kimsiniz diye soruyorlar
-Biz şunlardanız bunlardanız diyoruz
– Hee tanıdım anneni babanı falan çocukken böyleydi şöyleydi
Sırtımızda yük onca yol teptik biride su ikram etmedi hiç akıllarına gelmediğindendir ama işte bu tür olaylar da insanın yolda biraz moralini bozabiliyor
Velhasıl Emine Teyzemin evinde bekliyoruz yaklaşık 1 saate yakın ve kendisi çok şükür geliyor
direk olarak eve dalıyoruz yorgunuz…
DSC_0155 DSC_0156
Hal hatır sohbet muhabbet buralarda başka güzeldi…Teyzem İstanbul Sancaktepe yaşamaktadır belki oda bıkkındır benim gibi ve huzuru yollarda uzaklarda bulmuştur…

Şimdide uyumak için odamıza çekiliyoruz…
DSC_0152

İnsanlar Viyanalardan,Kölnlerden,Parislerden geliyor sırf bu doğa harikası yerleri görebilmek için üstüne birde rehbet tutuyorlar bizim yeni jenarasyon da Karadenizin macerasına teker döndürmeden o kapitalist reklamların esiri olup Avrupa furyasında kayboluyorlar
DSC_0153
Burada ki iki müthiş gecenn ardından Alaca yaylasına gidiyoruz oradan da geri dönüp tekrar Karadenizin fethine doğru tekeri döndürüyoruz….
Hedefimiz Maçkada Sümele Manastırı
DSC_0162 DSC_0165
Bol virajlı,bol oksijenli şarış şarıl akan dere eşliğinde motosikletimizile yolumuza devam ediyoruz
ve ufukta Sümele Manastırının harika manzarası
DSC_0164
Sümele Manastırına gelmiş bulunuyoruz
DSC_0167 DSC_0173 DSC_0174
Evet puanımızı içeri girmek için kullanmak yerine yola harcamak zorundayız bize de yol lazım

Ve buradan da Uzungöle doğru motosikletimize biniyoruz Yollar yine virajlı ve bol oksijenli
DSC_0181

Uzungöle mi geliyoruz moloz yığınlarına mı yoksa beton yığınları ve ticari kuruluşlar tarafındantecavüze uğramış bir doğa kalıntısına mı belli değil;
Her yerde bir cafe Buyrun efendim,hoş geldiniz efendim,Balığımız tazedir efendim efendim de efendim Eskiler burada kamp yapıp oksijeni solumuşlar bizde küllerinden haz almaya çalışıyoruz işte
Uzungöl yapılan tüm çarpık iskan politikasına rağmen yinede güzel
Islanan çoraplarıda havada kurutuyorum:):):)

DSC_0185 DSC_0187
Ve yolumuza bu güzel yollardan devam ediyoruz…
DSC_0193
Uzungölden sonra Rizeye doğru tekeri döndürüyoruz Yüze yüze gidiyorum Dedim ya yalnızım dedim ya kendi yolumun kendi kaptanıyım dedim ya ÖZGÜRÜM

1111 2222
Güzel bir serinllenmenin ardından Batuma doğru ilerleyişime devam ediyorum
DSC_0196

Batuma girişte TC vatandaşlarına sadece kimlik gerekiyor Eşim TC uyruklu olmadığındna eşimi girişe bırakıyorum:):):) ve ben içeri dalıyorum içeri giriş 15 TL
DSC_0197

Aşağıdaki fotoğraflardan anlicağınız üzere neden eşimin pasaportunu yanımı almadığımı anlamışsınızdır içerisi kum deniz içki kumar kadın kız:):):)Bu söylediklerimin hepsinde gerçeklik payı var
DSC_0198DSC_0200 DSC_0203

Batuma gelipte benzin fullenmeden,bagajda su bidonları boşaltılıp benzin alınmadan dönülmez
Mercedes marka araç taksidir benzin ucuz olunca hayat standartları da artıyor:):):)
DSC_0207

Bu hangi Sibel Can anlamadım iyi yutturuyorlarDSC_0208
Batumda halı sahalar çok enteresan !!! Pota ile kale iç içe
acaba potlar dekor mu:):):) Bu halı saha numune değil içerde buna ait örnekler oldukça fazla
DSC_0209 DSC_0210 DSC_0211

Burada bir şöförle karşılaşıyorum
-Şöför İstanbuldan mı diye soruyor yarı aksanı ile
-Ben Evet diyorum
-Napıyosun diyor
-Geziyorum diyorum
-Kadın çoktur burada diyip pis pis sırıtıyor
Buraya gelmeden aldığım bilgilen doğrultusunda Batumda kumarhane ve kadın hayatı çok fazla
Batumdaki bir çok disko ve bar işleten Türklerin sahip olduğu işletmeler vardır buralardan şiddetle uzak durmanızı öneririm geriye dönecek parayı bulamayabilirsiniz.Bunun yanı sıra Batum coğrafi konumu doğal güzellikleri,sahilleri ile çok güzel bir yerdir.
DSC_0212

Batum turumda geride bıraktığım eşim aklıma geldi ve geriye dönüş başladı Batum pek benim tarzım değildi Karadenizdeki dağlar,o valar,şelaleler,yaylalar,göller yeterdi…
Dönüş yolu başlamıştı artık ve ben ”One Piece (Anime) deki Lufy gibi kendime Hayallerini gerçekleştiren adam sıfatını takmıştım çok şükür dedim ve tekeri İstanbula döndürmeye başladımDSC_0214DSC_0226DSC_0220DSC_0219 DSC_0229
Dönüş yolumu çok uzun tutmadım puanlarımı idareli kullanmam gerekti
Karadeniz de sahil boyunca göreceğiniz manzara genelde bu şekildedir fiyatları altınla yarışan milli üretimimiz Fındık
DSC_0234
Ordudan teleferik
DSC_0235 DSC_0239

Dedim ya kendi yolumun kaptanıyım dönüşte hiçbir tabelaya bakmıyorum sahil sahil yüze yüze dönüyorum Allahtan başka kimseye hesap vermeden özgürce geziyorumDSC_0241

Sinop kıyılarında duruyorum görüntüsünü beğendiğim yerlerde durup durup yüzüyorum kimseye sormuyorum ”Burada durup yüzsek mi diye”
Dünyayı turuna çıkanların neden toplu halde gezmediğini anlıyorum
DSC_0243 DSC_0245DSC_0249DSC_0246

Dönüşümüzü Sinop şehir merkezine gelmeden Hanonu Taşköprü istikametinden Safranboluya uğrayarak yapalım diye kafamıza göre takılıyoruz

Öncelikle bu rotayı yapmak isteyen herkese tavsiyem raporumu okumayı bırakın hazırlığınızı yapıp marşa basın tekeri döndürün

Öncelikle bu rotayı yapmak isteyen herkese tavsiyem raporumu okumayı bırakın hazırlığınızı yapıp marşa basın tekeri döndürünBu yollar da oldukça güzel virajlı yollar bol asfalt mıcır karışımı lastiğin ömrünü çabuk bitirecek türden
DSC_0257
Ve Safranboluya da gelmiş bulunuyoruz
Müthiş mimarisiyle gezginlerin uğraması gereken yerlerden biri
DSC_0267DSC_0265 DSC_0270DSC_0274

Batumdan sonra Bolu,Mudurnu üzerinden Abantta bir gece kamp yapıp İstanbulda dönüyoruz
Telefonlarımızın şarzı olmadğından buraları resmedemiyorum
Resmedemediğim yerlerin gezi ve kampını daha önce ve sonrasında bikaç defa yaptım
İlerleyen zamanlarda oralara ait gezi raporlarımıda paylaşmayı umuyorum
DSC_0260
İstanbuldan Batuma yapmış olduğum gezimden bazı bilgiler

Tur boyunca toplam 8 gece 9 gün 3600 kilometre teker döndürdük yeme içme benzin dahil 1200 TL harcadık

Gezmek hiçte sanıldığı gibi maddi durum isteyen bir aktivite değildir ama ben restoranttan sıcak yemeğimi yerim otellerde yumuşacık yatağımda yatarım diyorsanız ve bu gibi bahaneleri sayıp duyuyorsanız TV karşısında Dizi izlemeye devam edin

Birde sürekli motosiklet yenileyenler yok mu hani o 3 harfli (BMW) hayalini kuranlar yada üst model bir motor alayım seneye buraya gideyim diyenler Emin olun çok gördük öylelerini çookkk hala motor yeniliyorlar garajlarından kullanmaya kıyamadıkları demir yığınlarını elleriyle siler dururlar evet bir üst modele geçince çıkacaklarmış tura:):):)

En pahalısından en ucunuza tüm motosikletler birer demir yığınıdır amaç değil araçtır…
Motosikleti özgürlük için alıp motosikletin esiri olmanın hiçbir mantalitesi yoktur.